(506 S. K. m. 60, Geç. m. 81) (YHGK. 08.07.2009 T. 2009/21-309 E. 2009/322 K.)
Dava: Davacı, 1.7.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin yurt dışında çalışmaya başladığı gün olan 09.02.1971 olduğunun tespitine ait verilen karar yerinde olduğu anlaşıldığından davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Dava, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01.07.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.
Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 09.02.1971 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 27.06.2008 tarihi itibari ile 3201 s.Kanun kapsamında Almanya'da geçen 09.02.1971-25.09.2005 tarihleri arasında 3600 tarih çalışmasını borçlanmak için Kuruma başvurduğu, borçlanma bedelini ödediği, 27 yıl 4 ay 18 tarih sigortalılık süresi ve 3600 tarih prim ödemesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı gün olan 17.07.2006 gününde yürürlükte olan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesi uyarınca mı, yoksa 25.08.1999 gün ve 4447 s. Yasa'nın 17. maddesi ile 506 s. Yasa'ya eklenen geçici 81. madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
506 s. Yasa'nın geçici 81. maddesi A bendinde, bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanacağını kabul etmiş ve aynı maddenin devamındaki bentlerde de kademeli olarak yaşlılık aylığı koşulları sıralanmıştır. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 17.07.2006 gününde yürürlükte bulunan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesi ile ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 tarih prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda davacı, 3201 s.Kanun kapsamında Almanya'da geçen 09.02.1971-25.09.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarını borçlanarak, borçlanma bedelini 04.09.2006 gününde ödemiştir. 4447 s. Yasa'nın 17. maddesi ile 506 s. Yasa'ya eklenen geçici 81. maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 gününde Türkiye'de Sosyal Sigortalar Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi, 3201 s.Kanun kapsamında yapılmış bir borçlanma da bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 s.Kanun kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 17.07.2006 gününde yürürlükte bulunan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.07.2009 tarih ve E:2009/21-309, K:2009/322 s. kararı da bu doğrultudadır.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 11.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy