(506 S. K. m. 2, 6, 9, 79) (YHGK. 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK. 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-479 E. 2004/578 K.)
Dava ve Karar: Davacı, davalılardan işverene ilişkin işyerinde 10.10.1995-05.03.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. F. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalıya ilişkin bilardo salonu işyerinde 10.10.1995-05.03.2004 tarihleri arasında geçen ve SGK'na eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini ve bu döneme ait işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, hizmet tespitine ait istemin reddine, Kuruma bildirilen süreler üzerinden işçilik alacakların tahsiline karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın kanuni dayanağını oluşturan 506 s. Yasa'nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen sair kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ait olması ve kamu düzenini ilgilendirdiği göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delillerin toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.6.1999 tarih 1999/21-510-527, 30.6.1999 tarih 1999/21-549-555, 5.2.2003 tarih 2003/21-35-64, 15.10.2003 tarih 2003/21-634-572, 3.11.2004 tarih 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 tarih 2004/21-538 ve 1.12.2004 tarih 2004/21-629 s. kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde 01.01.2004-10.04.2004 tarihleri arasındaki çalışmaları kısmi olarak bildirilmiştir. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün 25.07.2006 günlü yazısına ekli belgelerde davacının 24-28 Ocak 2003 ve 26-30 Ocak 2004 tarihlerinde davalı işverenlere ilişkin bilardo salonunda yapılacak bilardo müsabakalarında görevlendirildiği belirtilmiştir. Dinlenen bordro tanıkları Y... T... ve M... A... halen davalılara ilişkin işyerinde çalışmaya devam ettiklerinden davacının yalnızca 2004 yılının ilk 3 ayında çalıştığı yönündeki anlatımları tarafsız olamayacağı gibi, Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün 25.07.2006 günlü yazısında 24-28 Ocak 2003 döneminde bu işyerinde görevli olduğu gerçeği ile de çelişmektedir. Davacı, sair tanık İ...K...un ise emekli olmasına rağmen halen bu işyerinde çalışmaya devam ettiğini ileri sürmektedir. Sair bordro tanığı C...C...ise davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ve arkalarında 1997-1998 A... B.... Salonu 3 yazılı davacıya ilişkin fotoğrafların davalıya ilişkin bilardo salonunda çekildiğini doğrulamaktadır.
Yapılacak iş; yukarıdaki veriler de dikkate alınarak, davacının tespitini istediği tarihlerde çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, Bağ-Kur'da, Sosyal Sigortalar Kurumu'nda veya sair sosyal güvenlik kuruluşlarında kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, işyerindeki ve davalılara ilişkin işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde 506 s. Kanunun 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)