(2926 S. K. m. 10, 36)
Dava: Davacı, SSK'ya tabi çalışmaları sebebiyle iptal edilen sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davacının 01.11.1985 gününden itibaren 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Kanun kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10. maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 sayılıKanun kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK'lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, talepte bulunulması, doğrudan prim yatırılması veya aynı kanunun 36. maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 2926 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlardan bir bölümünde kaydının bulunmadığı doğrudur. Ancak davacının 23.10.1985 günlü giriş bildirgesine göre muhtar beyanı esas alınarak 01.11.1985 gününden itibaren 2926 sayılıKanun kapsamında sigortalı olarak resen tescil edildiği, 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışması sebebiyle sigortalılığının iptal edildiği, 04.11.2004 günlü sigortalılık belgesi sebebiyle 01.12.2004 tarihi itibariyle yeniden tescil edildiği, 08.05.2006 gününden itibaren Ziraat odasına üye olduğu, öte yandan 01.07.1985-31.12.1985 tarihleri arası 1985/2. dönemde 51 gün, 3. dönemde 24 tarih olmak üzere toplam 75 tarih 506 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmalarının kısa süreli olduğu dosya içindeki bilgi ve belgelerle köy muhtarının yazılı beyanından açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da kısa süreli SSK'lı çalışma Kurum tarafından resen tescil edilen davacının tarım Bağ-Kur statüsünü ortadan kaldırmayacağından, davacının resen tescil edildiği 01.11.1985 gününden itibaren tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu istemin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yapılacak iş, davacının Ziraat Odası dışında Tarım Kredi Kooperatifi, Pancar Ekicileri Kooperatifi gibi tarımsal amaçlı faaliyet gösteren Kooperatiflere ortaklığının bulunup bulunmadığını, adına kayıtlı taşınmaz olup olmadığını, kayıtlı taşınmazları var ise edinme gün ve sebeplerini, bu taşınmazlara hangi tarihten beri zilyet olduğunu araştırmak, davacının ikamet ettiği köy muhtarı ve azalarının beyanlarına başvurmak, tanık dinlemek ve zabıta araştırması yaptırmak suretiyle davacının kısa süreli SSK'lı çalışmaları dışında kalan sürelerde tarımsal faaliyetinin devam edip etmediğini tespit etmek ve dosyadaki bütün delilleri değerlendirip sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy