(1479 S. K. Geç. m. 18)
Dava: Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesine ait Kurum işleminin iptaliyle, yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıkların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, SSK ve Esnaf Bağ-Kur hizmetlerinin toplamı üzerinden davacıya bağlanan yaşlılık aylığının Bağ-Kur hizmetinin sahte olduğunun müfettiş raporu ile tespit edilmesi gerekçesiyle kesilmesine ait Kurum işleminin iptali ile yeniden yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıklarının ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile, Kurumca yapılan yaşlılık aylığı kesme işleminin iptaline, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 17.10.2000 günlü tahsis talebi üzerine 1737 günlük 506 sayılı Yasa'ya tabi ve 3849 günlük 1479 sayılı Yasa'ya tabi olmak üzere toplam 5586 günlük hizmeti üzerinden SSK tarafından 01.11.2000 gününden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 01.11.2002 günlü Kurum müfettişinin raporuna göre, davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına dayanak olan 3849 günlük Bağ-Kur hizmetinin sahte olduğu, uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık; davacının 1479 sayılı Yasa'nın geçici 18. maddesine göre borçlandığı süre ile SSK hizmeti ve 1.1.2003- 30.11.2003 tarihleri arasındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirildiğinde 9.6.2004 günlü tahsis talebine göre yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yapılacak iş, 01.01.2003 gününde esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildikten sonra vergi borçlanması yapan davacının yeniden tahsis talebinde bulunduğu 09.06.2004 tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığını ve yaşlılık aylığı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde ilk tahsis talebini geçerli kabul ederek hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy