(506 S. K. m. 2, 6, 9, 79) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 17) (YHGK. 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK. 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-479 E. 2004/578 K.) (YHGK. 01.12.2004 T. 2004/21-629 E. 2004/641 K.)
Dava: Davacı, davalı işveren nezdinde 8.3.1997 - 1.6.2003 tarihleri arası geçen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, Güzel İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı davalı Güzel İnşaat Ltd. Şirketinin sair davalı Akgübre A.Ş'nin taşeron firması olduğunu taşeron firma işçisi olarak davalı şirkete ilişkin iş yerlerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen 8.3.1997 - 1.6.2003 tarihleri arasında askerlik süreleri dışında kalan çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın tanık sözlerine dayanılarak hakdüşürücü süreye uğramayan 31.10.2001 - 1.6.2003 tarihleri arasındaki sürede davalı Güzel İnş. Taah. Tic. Ltd. Şirketinde çalıştığının tespitiyle bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve kanuna aykırıdır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın kanuni dayanağını oluşturan; 506 s. Sosyal Sigortalar Yasa'sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek şekilde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 s. Yasa'nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının tarih sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta tarih bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 s. Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tesbit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim sair kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 tarih 1999/21-510-527, 30.6.1999 tarih 1999/21-549-555, 5.2.2003 tarih 2003/21-35-64, 15.10.2003 tarih 2003/21-634-572, 3.11.2004 tarih 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 tarih 2004/21-538 ve 1.12.2004 tarih 2004/21-629 s. kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; davacının davalı iş verene ilişkin iş yerinden hiç bildiriminin bulunmadığı, hizmet cetvelinin incelenmesinden ihtilaflı dönem içerisinde 11024990 sigorta sicil s. dava dışı Türkmen Yemekçilik Ltd. şirketi yanında 16.5.2001 - 31.10.2001 tarihleri arasında 166 günlük bildirimin bulunduğu 26.8.2999-25.2.2001 tarihleri arasında askerlik görevinin yaptığı askerlik dönüşü dava dışı firmada çalışması sebebiyle 31.10.2001 tarihi öncesinin 506 s. Yasa'nın 79/10. maddesi uyarınca hakdüşürücü süreye uğradığı açıktır. Nitekim mahkemece 31.10.2001 tarihi öncesi dönem hakdüşürücü süre sebebiyle reddedilmiştir. Kabul edilen dönem yönünden ise 506 s. Yasa'nın 79. maddesinde ön görülen şekli ile araştırma yapılmamıştır.
Gerçekten mahkemece ihtilaflı döneme ait davacı Ltd. şirketine ilişkin iş yeri kayıtları, müfettiş raporları ve dönem bordrolarının getirtilmesi yönünden ara kararı alınmasına rağmen Kurum tarafından davalılara ilişkin birden fazla iş yeri tescili olduğundan davalıların iş yeri sicil numaraları ve iş yeri adreslerinin bildirilmesi halinde kayıtların yeniden inceleneceği bildirilmesine rağmen ara kararı takip edilmeyerek bu konuda araştırma yapılmaksızın iş yerinde çalıştığını belirten davacı tanıkları M. D., M. Ö., M. T. ve M. G.'nün iddiayı doğrulayan anlatımları ile yetinilerek sonuca gidilmiştir. Oysa bu tanıkların bordro tanığı olup olmadıkları tespit edilemediğinden ifadeleri denetlenememektedir. Bu sebeple tanıkların ifadelerinin hükme esas alınarak sonuca gidilmesi doğru değildir.
Bu halde yapılacak iş, öncelikle davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerine ait iş yeri sicil nosu ve adresi tespit edilerek uyuşmazlık konusu dönemin tamamına ait dönem bordrolarının bulunup bulunmadığı tespit edilerek bulunması halinde dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından ihtilaflı dönemin tamamında adı geçen ve özellikle 30.10.2001-1.6.2003 dönemde de bildirimi bulunan re'sen tespit edilecek tanıkların bilgilerine başvurmak, Bordro tanıklarının adreslerinin tesbit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan sair işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tesbit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde 506 s. Kanunun 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ile davalı Güzel İnş. Taah. Tic. Ltd. Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işveren şirketin işçilik alacaklarına ait hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde davalılardan Güzel İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy