(506 S. K. m. 62, Geç. m. 81)
Dava: Davacı, aylık kesme işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, primleri ödenen 4 aylık sürenin de hizmetine katılarak aylığının yeniden belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilmesine ait Kurum işleminin iptali ile iptal edilen aylık sebebi ile Kuruma borçlu olmadığının tespitini ve kesinleşen işe iade davası sonucu primleri ödenen 4 aylık süreninde hizmetine katılarak aylığının yeniden belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıya 01.03.2006 gününden itibaren 9912 günlük hizmeti üzerinden yeniden aylık bağlanmasına ait verilen karar doğru ise de aylığın geri istenmesine ait kurum işleminin kısmen iptali yerine tamamen iptal edilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Gerçekten davacıya 25.10.2005 gününde işten ayrıldığını belirten tahsis talebi üzerine 01.11.2005 gününden başlamak üzere 506 s. Yasa'nın geçici 81/B-A maddeleri gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan aylığın 16.06.2008 tarihindeki Kurum işlemi ile başlangıçtan iptal edilip 01.11.2005-23.05.2008 tarihleri arasında ödenen aylıkların gecikme zammı ile birlikte davacıdan geri istendiği, davacıya 6.6.2008 tarihli istemi üzerine 25.02.2006 gününde işten ayrıldığının kabulü ile toplam 9912 günlük hizmeti üzerinden 01.07.2008 gününden yeniden aylık bağlandığı açık olup, davada ki uyuşmazlık bağlanan yaşlılık aylığının kazanılan 4 aylık çalışma süresine ait priminin işverence yatırılması üzerine ilk tahsis talep gününde işten ayrılma koşulu gerçekleşmediği gerekçesine dayalı olarak iptalinin mümkün olup olmadığı ve bu sürede ödenen aylıkların geri istenilip istenemeyeceği noktasındadır.
Davanın kanuni dayandığı 506 s. Yasa'nın 62. mad. olup anılan maddede sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sona yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacıya 31.10.2005 günlü tahsis talebine istinaden 01.11.2005 gününden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ancak davacının sonradan kesinleşen işe iade davası sonunda bu süreye ait primlerin yatırılması üzerine işten ayrılmadan tahsis talebinde bulunduğu sonucu oluştuğu ve çalışmasının 25.02.2006 gününe kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, işten ayrılma şartının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.03.2006 gününden itibaren aylık bağlanabileceğine ait verilen hüküm doğrudur. Ne var ki, davacıya işten ayrılma şartının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.03.2006 gününden itibaren sigortalıya aylık bağlanması gerekeceğinden, Kurumca 01.11.2005-01.03.2006 tarihleri arasında kalan ve fuzulen yapılan ödemenin miktarı tesbit edilip bu sureye karşılık gelen istemin reddine, 01.03.2006 gününden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli sayılması ile davacının bu tarihten sonraya ait olarak Kuruma borçlu olmadığının kabulüyle Kurum işleminin kısmen iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece istemin tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 16.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy