(818 S. K. m. 41, 44) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. P. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması sebebiyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının hesaplanan maddi zararından takdiren %15 hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 6.685.85-TL maddi ve 8.000.00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının 26.11.2004 tarihinde oluşan iş kazasında %5.0 oranında iş göremezliğe uğradığı olayda işverenin %75, işçinin de %25 oranında kusurlu davranışların etkili olduğu ve zararın tazmininde davalı işverenin müzayakaya düşmeyeceğinin belirgin bulunmasına göre davaya konu olayda Borçlar Kanununun 44/2. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddeye dayanılarak zarardan hakkaniyet indirimi yapılması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacakları üzerinden taraflar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı üzerinden hesaplama yapılması ile yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesinde belirtildiği üzere manevi tazminat isteminin kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı yararına belirlenen ücreti geçemez kuralına aykırı olarak davalı yararına daha fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine:
1-Davacının maddi tazminat isteminin kabulüyle (8.650.92-795.92-TL) = 7.855.00-TL maddi tazminatın 26.11.2004 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2) Manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle takdiren 8.000.00-TL manevi tazminatın 26.11.2004 olay tarihinde işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
3) Alınması gereken 856.17-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 511.10-TL peşin harcın indirimi ile kalan 345.07-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına.
4) Davacı tarafından peşin olarak yatırılan, 524.20-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 653.00-TL yargılama giderinden. 250.00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına.
6) Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat üzerinden 942.60-TL, manevi tazminat üzerinden de, 960.00-TL toplam 1.902.60-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden de aynı Tarifenin 10/2. maddesi gereğince hesaplanan 960.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy