(1479 S. K. m. 28)
Dava: Davacı, çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğinin ve malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, fazlaya ait haklarını saklı tutarak Aralık 2004 gününden itibaren fazladan ödediği 3.000 TL'nin dava gününden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Beleç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin ve malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti ile fazlaya ait haklarını saklı tutarak Aralık 2004 gününden itibaren fuzulen ödenen 3000,00 TL primin dava gününden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının Aralık 2004 gününden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren ödenen 3000, 00 YTL prim bedelinin dava gününden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 05.12.2003 gününde maluliyet aylığı için Kuruma başvuruda bulunduğu ve maluliyetinin tespiti için hastaneye sevkinin sağlandığı, Sağlık Bakanlığı Şişli Etfal Hastanesi'nin 05.01.2004 günlü Sağlık Kurulu raporu ile sigortalıdaki rahatsızlıklar tespit edilerek % 100 oranındaki maluliyetinin mevcut olduğunun belirlendiği, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü 21.04.2004 günlü yazı ile sigortalıda belirlenen rahatsızlığın Kuruma sigortalı oluş gününden öncede mevcut olduğu tespit edildiğinden 1479 s.Kanunun 28/2 maddesi gereğince aylık isteminin red edildiği davacı tarafından 15.12.2004 günlü dilekçe ile yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastahanesi'nin 03.01.2005 günlü Sağlık Kurulu raporuna göre sigortalının özür gurubunu göre bütün vücut fonksiyon kaybının % 100 olarak belirlendiği 10.02.2005 günlü Kurum kararı ile istemin reddine karar verildiği itiraz üzerine Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu'nun 23.02.2007 gün ve 2006/666 K s. kararı ile sigortalının maluliyetini gerektiren hastalık ve rahatsızlıkla Bağ-Kur kapsamına girmiş olduğundan 1479 s.Kanunun 28/2 maddesi gereğince maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağına karar verildiği, Mahkemece uyuşmazlık Adli Tıp Kurumuna götürülerek maluliyet oranının tespiti yönünden rapor istenildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 31.07.2009 günlü raporu ile davacının beden çalışma gücünün en az 2/3'ünü kaybettiğinin bildirildiği Bağ-Kur'a giriş tarihinin 27.02.1991 tarihi olduğu, 01.03.1985-01.09.1986 tarihleri arasında askerlik yaptığı, (E) sınıfı ehliyeti bulunduğu görülmüştür.
Davanın kanuni dayanağı 1479 s. Yasa'nın 28. maddesidir. 1479 s. Yasa'nın 28 nci maddesi hükmüne göre, bu yasanın uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı, bu Yasaya tabi sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalının bu hastalık veya arızası sebebiyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacağı bildirilmiştir.
Mahkemece, ilk defa sigortalı olduğu 27.02.1991 gününde davacıdaki mevcut arızanın çalışma gücünün 2/3 sini kaybettirecek düzeyde olup olmadığı araştırılmaksızın ve 2/3 oranında maluliyetinin başlangıç tarihi belirtilmeyen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun raporu gereğince yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının (E) sınıfı ehliyet alırken aldığı Sağlık Kurulu raporu ile askere giderken alınan Sağlık Kurumu raporunu ilgili yerlerden getirtilerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden davacının Bağ-Kur sigortalılığının başladığı 27.02.1991 gününde 2/3 oranında maluliyetinin bulunup bulunmadığını sormak, 2/3 maluliyetini gerektirir hastalıkla Bağ-Kur kapsamına girdiği konusunda Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun raporu arasında çelişki bulunması halinde raporlar arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulundan bu konuda rapor alarak gidermek davacının ilk defa sigortalı olduğu tarihte 2/3 oranında malul olmadığının anlaşılması halinde 2/3 orandaki maluliyete giriş tarihi Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy