(1475 S. K. m. 1, 77) (506 S. K. m. 87) (818 S. K. m. 50, 51, 141, 142)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davacının geçirdiği iş kazası sebebiyle kararda yazılı maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Gerçekten, bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davası, işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilir. Bundan başka, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracıyla birlikte sorumlu olacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 Sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğidir.
Somut olayda çözümlenmesi gerekli sorun, davalı S.S. Ekşioğlu Safioğlu Tolgahan Sitesi Konut Yapı Kooperatifiyle diğer davalı Ram-Yapı İnş. Tur. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkinin işveren-aracı veya üst-alt işveren biçiminde olup olmadığıdır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 1/son ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 87/2 nci maddesindeki açıklamalar ışığında aracıdan (taşerondan) söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerden bir iş alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda artık üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olamaz.
Davalılar S.S. Ekşioğlu Safioğlu Tolgahan Sitesi Konut Yapı Kooperatifi ile Ram-Yapı İnş. Tur. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında 5.9.1997 tarihinde imzalanan sözleşmenin işin mevzuu başlıklı 1 inci maddesinde, Tuzla Pafta 1/5, parsel 5903 arazisi üzerinde mevcut imar durumuna göre inşaat edilecek konut inşaatlarıdır.; inşaatların bitirilme müddeti başlıklı 4 üncü maddesinde ise, bahse konu inşaatların 3 üncü maddesindeki başlangıç tarihinden 36 ay hitamında anahtar teslimi kooperatif yetkililerine teslim edilecektir... denilmektedir. Davalılardan Ram-Yapı İnş. Tur. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin taşeronu olan dava dışı Setağaç Ahşap Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. işçilerinden davacı, 10.9.2001 tarihinde, montaj işinde çalıştığı sırada, vida eksiği olduğunu fark etmiş ve eksik vidaları almak üzere depoya bisikletiyle gitmiş ve vidaları alıp geri dönerken 34 HBE 76 plakalı araçla çarpışarak, yaralanmış ve %35 malul kalmıştır.
Somut olayda, davalılardan S.S. Ekşioğlu Safioğlu Tolgahan Sitesi Konut Yapı Kooperatifi işini tamamen davalılardan Ram-Yapı İnş. Tur. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiği, böylece işin anahtar teslimi suretiyle devrinin söz konusu olduğu ortaya çıktığından aralarındaki hukuki ilişki işveren-aracı olarak nitelendirilemez. İşin bir bölümü yerine, tümüyle devrolunduğu durumda işi devreden kişinin işverenlik sıfatı ortadan kalkacağından sorumluluğuna gidilemez. Bu durumda, davalılardan S.S. Ekşioğlu Safioğlu Tolgahan Sitesi Konut Yapı Kooperatifi'ni üst işveren kabul ederek, %15 kusuru izafe eden 21.1.2009 tarihli kusur raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, 15.5.2009 tarihli hesap bilirkişisi raporunda, davacı tanıklarının beyan ettiği ücrete göre yapılan maddi tazminat hesabı mahkemece hükme esas alınmıştır. Davacı dava dilekçesinde, kaza tarihindeki ücretinin aylık net 450,00.-TL olduğunu iddia etmiştir. Dosyaya ücret bordroları ibraz edilmemiş, mahkemece dinlenen davacı tanıkları, davacının kaza tarihindeki son ücretinin aylık net 450,00.-TL olduğunu beyan etmişlerdir. Kaza tarihinde 23 yaşında olan ve montajcı olarak çalışmakta olan davacının, olay tarihi olan 10.9.2001 tarihinde aylık net 450,00.-TL ücretle yani asgari ücretin 3,68 katı ücretle çalışması hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği ortadadır.
Mahkemece yapılacak iş, davalılardan S.S. Ekşioğlu Safioğlu Tolgahan Sitesi Konut Yapı Kooperatifi'nin üst işveren olmadığından sorumluluğuna gidilemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine konuyu yeniden İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ve işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddeleri çerçevesinde inceletmek, alınan raporu, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek, ayrıca davacının yaşı, eğitim durumu, mesleki kıdemi ve yaptığı iş belirtilerek ilgili meslek odasından olay tarihinden müzekkerenin yazıldığı tarihe kadar emsal işçinin alabileceği aylık net ücreti her yıl için ayrı ayrı sormak, ilgili meslek kuruluşu tarafından bildirilen ücret esas alınarak maddi tazminatı yeniden hesaplamak, Kurum tarafından hüküm tarihine en yakın tarihe göre hesaplanan peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan 21.1.2009 tarihli kusur raporunda, davacıya %20, davalılara toplam %45 ve dava dışı 34 HBE 76 plakalı araç sürücüsü D. E. B.'ya %35 oranında kusur izafe edildiği anlaşılmaktadır.
Birden çok kimsenin birlikte sebep oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen B.K.'nun 50., 51., 142 nci maddelerine göre zarara uğrayan kişi, zararının kendi kusuruna isabet eden kısmı dışındaki bölümünün tamamını müteselsil sorumlulardan hepsini hasım gösterip isteyebileceği gibi yalnızca birisi aleyhine açacağı dava ile de ondan talep edebilir. Anılan Kanunun 141 inci maddesi gereğince teselsül ister yasadan, ister sözleşmeden doğsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın daha geniş bir deyimle alacaklının talebi yeterlidir.
Somut olayda, dava dilekçesinin ve ıslah dilekçesinin tetkikinden davacının müteselsil sorumluluk ilkesine dayanarak talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu yön göz ardı edilerek davacının 15.5.2009 tarihli hesap raporuyla belirlenen gerçek zararından davalıların %45 kusuruna isabet eden zarar bulunarak sonucuna göre karar verilmesi, dolayısıyla dava dışı 34 HBE 76 plakalı araç sürücüsü D. E. B.'nın %35 kusur oranının maddi tazminat hesabında davacı lehine dikkate alınmaması da isabetsizdir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy