(506 S. K. m. 24) (5510 S. K. m. 20, 34)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle 125.493,38 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.7.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili ile karşı taraf vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B. M. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava 5.9.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri karşıladığından davacılardan A. Ş.'ın maddi tazminat isteminin reddine, davacı H. Ş.'ın maddi tazminat isteminin kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiş ve karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre, davacı kardeşler B. Ş. ve S. Ş.'dan her biri yararına hüküm altına alınan 15.000.00'er TL manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
Maddi tazminata gelince: Davacı H. Ş.'ın maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Dava nitelikçe hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesine ilişkindir. Bu nitelikteki davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Öte yandan dava S.G.K. tarafından karşılanmayan zararın giderilmesine yönelik olduğundan, 506 Sayılı Kanunun 24. ve 5510 Sayılı Kanunun 20. maddesi delaletiyle 34/d maddelerinin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminat isteme hakkına sahip olmayacağı Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği ve Kurumun davacılardan A. Ş.'a gelir bağladığı, davacı H. Ş.'ın gelir bağlanması isteminin ise sigortalı olarak çalıştığından bahisle reddolunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı olarak çalıştığı anlaşılan H. Ş.'ın 506 Sayılı Kanunun 24. ve 5510 Sayılı Kanunun 20. maddesi delaletiyle 34/d maddelerinin öngördüğü koşullara sahip olmadığı ortadadır. Hal böyle olunca davacı H. Ş.'ın maddi tazminat isteminin reddi yerine kabulünün isabetsiz olduğu ortadadır.
Mahkemece yukarda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, manevi tazminatların takdirinde ve maddi tazminat isteminin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 825,00 TL duruşma parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy