(506 S. K. m. 3, 79) (5510 S. K. m. 6, 86) (YHGK 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.11.1996-18.4.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sezai Öztürk tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve S... S... Marina Restaurant ve Turizm Tesisleri İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.11.1996-18.4.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 3.12.2001-29.3.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 Sayılı Kanunun 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu sebeple özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 Sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 Sayılı Kanunun 3/B-D maddeleri ile 5510 Sayılı Kanunun 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun varolup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 Sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra, o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, garson olan davacının davalı şirkete ait 3523.34 işveren sicil lokanta işyerinde 1.11.1996 tarihinde çalışmaya başladığı ve 1.11.1996-9.4.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının imzalı işe giriş bildirgelerine istinaden 8 ayrı dönem halinde Kuruma bildirildiği, 26.5.1999 tarihli müfettiş incelemesinde davacı ile birlikte 3 kişinin daha çalıştığının tespit edildiği, bordro tanıkları Y. K. ve E. K.'nin davacının 1996-2008 yılları arasında kesintisiz çalıştığını ifade ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık; davacının 1.11.1996-18.4.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kısmen bildirilen çalışmalarının kesintisiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının davalı işyerinde 1.11.1996-9.4.2008 tarihleri arasında geçen çalışmaları imzalı işe giriş bildirgelerine göre Kuruma kesintili olarak bildirilmiştir. Birden fazla imzalı işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Kuruma verilmesi çalışmaların kesintili geçtiğinin karinesidir. Bunun yanında davacının işyerindeki çalışmalarının genel olarak Mart-Nisan aylarında başlaması ve Eylül-Ekim aylarında son bulması da davalının turizm sezonunda çalıştığını göstermektedir. Birden fazla işe giriş bildirgesinin bulunması ve davacının çalışmalarının sezonluk bildirilmesi karşısında davacının kesintisiz çalışma iddiasının yeterli ve gerekli bir araştırmayla tereddüte yer bırakmayacak bir biçimde aydınlığa kavuşturulması gerekir. Oysa mahkemenin beyanlarını hükme esas aldığı bordro tanığı Yüksel Kuyumcu'nun davalı işyerindeki çalışmaları davacı ile aynı dönemlerde ve kesintili olarak Kuruma bildirildiği gibi davacının Kuruma bildirilen çalışmaları dışındaki dönemlerde ücret alıp almadığı, davacının çalışmalarının işyeri özlük dosyasına ve işyeri kayıtlarına yansıyıp yansımadığı, işyerinin yılın hangi dönemlerinde faal olduğu araştırılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davalı işyerinden davacının işyeri özlük dosyasını ve ücret ödeme belgelerini eksiksiz getirtmek, davacının Kurum kayıtlarına geçmeyen çalışmalarının ücret ödeme belgelerine ve işyeri defter, belge ve kayıtlarına ne şekilde yansıdığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırmak, bu tür işyerlerinin denetimini yapan Kolluktan, Belediye Başkanlığından, İlçe Tarım Müdürlüğünden ve Vergi Dairesinden davalı işyerinin yılın hangi aylarında hizmet verdiği hususunu sormak, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun ve davalı S... S... Marina Restaurant ve Turizm Tesisleri İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 08.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy