(5510 S. K. m. 3, 88, 93) (6183 S. K. m. 51, 102, 106)
Dava: Davacı, maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının malullük aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüyle davacının malullük aylığına 2000/2391 Sayılı takip dosyası üzerinden konulan haczin şikayet yoluyla iptaline ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.10.1999 tarihinden bu yana 1479 Sayılı Kanun hükümlerine göre Kurumdan malullük aylığı aldığı, davacı hakkında otel işletmecisi olduğu dönemden kalan prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçları sebebiyle 2000/2391 Sayılı dosyada takip yapıldığı ve yaşlılık aylığı üzerine haciz konarak 28.4.2008 tarihinden itibaren aylıklarından kesinti yapılmaya başlandığı, davacının itiraz etmesi üzerine davalı Kurumca Aralık 2008 tarihinde haczin kaldırılarak 2.7.2009 tarihinde yeniden haciz konularak 28.3.2009 tarihinden itibaren malullük aylığından haciz yoluyla kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun 93/1. maddesine göre bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.
5510 Sayılı Kanunun 3. maddesinin 17. bendine göre aylık; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi ifade etmektedir.
5510 Sayılı Kanunun 88/16. maddesine göre Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 Sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Somut olayda; davacının Kurumdan almakta olduğu malullük aylığına konulan haczin dayanağı davacının otel işletmecisi olduğu döneme ilişkin ve 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurumun prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi alacağı olduğundan ve 5510 Sayılı Kanunun 93. maddesinin yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonra 28.3.2009 tarihinden itibaren yapılan haciz işlemi hukuka uygundur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy