(5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine,
Davalı-Karşı Davacı A. K. B. ise kaza neticesinde meydana gelen hasar sebebiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, her iki davanın da kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan Y. A. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemeleri 5521 Sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. Yasal düzenleme 5521 Sayılı Kanunun 1. maddesidir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesi'nin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a) Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır, b) Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, davacıların murisi dava dışı M. Ş.'nun yanında servis şoförü olarak çalışmakta iken 1.11.2001 tarihinde davalılar Y. A. ve A. K. B.'nın karıştığı trafik iş kazasında ölmüştür. Olayın iş kazası olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim S.G.K. tarafından davacılara iş kazasından dolayı ölüm geliri bağlanmıştır. Ancak davacılar bu iş kazasından dolayı işverene karşı değil olaya karışan araç sürücüleri ve sigorta şirketlerine karşı haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat davası açmış olup, dava da Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olmasına rağmen mahkemece son celse İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak karara bağlanmıştır. Davacıların murisi sigortalı H. K. ile davalılar arasında hizmet ilişkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden veya İş Kanunundan doğmadığı giderek davada, yukarda sözü geçen Kanunun 1. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı açık-seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiğinden ve dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığından Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, kamu düzenine dair bu husus resen nazara alınmalı ve davacılar ile davalı Y. A.'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar ile davalı Y. A.'un öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 09.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy