(506 S. K. m. 16, 89, Ek. m. 38)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan K... İnş. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. P. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı iş kazası sonucu %18 oranında iş gücü kaybına uğraması sebebiyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemiştir. Mahkeme istemin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Dava, nitelikçe SGK tarafından karşılanmayan zararın tazmini istemine ilişkindir. İş kazası ve meslek hastalığı sebebiyle geçici iş göremezlik 506 Sayılı Kanunun 16. ve 89 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. İş kazası ya da meslek hastalığı sonucu iş göremez duruma düşen sigortalıya sağlık yardımları dışında iş kazasının olduğu veya meslek hastalığı sebebiyle tedavinin dışlandığı tarihten, tedavi sonuna kadar geçici iş göremez durumunda bulunduğu her gün için 506 Sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki yöntemle yatarak ya da ayakta tedavi görmesine göre geçici işgöremezlik ödeneği adı altında ödeme yapılır. Sigortalının geçici iş göremezlik durumunun ödeneğin belirlenmesinde etkisi yoktur. Ancak kusur durumuna göre azaltılması mümkündür. Sürekli göremezlik hali ise, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalının yapılan tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamaması, beden gücünün bir bölümünü ya da tamamını kaybetmesi durumunda ortaya çıkar. Sürekli iş göremezlik sebebiyle meslekte güç kayıp oranı %10 ve üzerinde ise Kurumca sigortalıya sürekli gelir bağlanır. Bu gelir sigortalının iş göremezlik durumuna göre belirlenir. Sigortalının kusuru burada dikkate alınmaz. Sonuç olarak, geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışmadığı dönemde yoksun kaldığı gelirin karşılanması, sürekli iş göremezlik halinde ise iş kazası ya da meslek hastalığı sebebiyle çalışma gücünde meydana gelen eksilme sonucu gelir kaybı veya yıpranmaya bağlı olarak ortaya çıkan zararın tazmini söz konusudur. Bu durumda sürekli iş göremezlik oranının %10 veya üzerinde olması durumunda Kurumca sigortalıya bağlanan tahsislerin nasıl düşülmesi gerekiyorsa aynı şekilde mükerrer ödemeye yol açmamak için, SSK.'ca sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş ve zarar hesabı da olay tarihinden itibaren yapılmış ise gerçek zarardan geçici iş göremezlik ödeneğini indirerek sonuca gitmek gerekir.
Somut olayda, iş kazasının 1.8.2007 tarihinde meydana geldiği, davacıya geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği iş gücü kaybı oranının %18 olarak kesinleşmesi sebebiyle sürekli iş göremezlik gelirinin geçici iş göremezlik döneminin sona ermesinden sonra 23.1.2009 tarihinden itibaren bağlanarak ödendiği tazminat hesabının ise 1.8.2007 tarihinden itibaren yapıldığı görülmüştür. Bu durumda davacının maddi zararından geçici iş göremezlik ödeneği de düşüldükten sonra sonuca gidilmesi gerekirken mükerrer tahsile yol açacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Dosyaya Ekli, 6.11.2009 tarihli hesap raporuna göre 31.319.95- TL olarak hesaplanan zarardan en son peşin sermaye değeri yerine bağlanan gelirin ilk peşin değer miktarının düşülerek maddi tazminata karar verilmesi de doğru değildir.
Yapılacak iş, davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğiyle 4447 Sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle 506 Sayılı Yasa'ya eklenen Ek 38 inci maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değeri Kurumdan sorulmak ve bildirilen miktarlar hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları nazara alınarak yeniden hesaplanan tazminattan indirilmek, 23.12.2009 tarihli kararı davacının temyiz etmemesi sebebiyle davalı yararına doğan usulü kazanılmış hak gözetilerek ilk karar da hüküm altına alınan maddi tazminat alacağı miktarını geçmemek üzere sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalı K... İnş. A.Ş. 'ne iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy