(1086 S. K. m. 9, 17) (5521 S. K. m. 5, 15) (YHGK. 16.04.2008 T. 2008/10-329 E. 2008/334 K.)
Dava: Davacı, yetim maaşının kesilmesine yönelik kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, davacıya hak sahibi olarak babasından bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Davalı Kurumca süresi içinde yetki itirazında bulunulmuştur.
Yerel Mahkemece; yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
H.U.M.K.nun 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, İş Mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği, 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, H.U.M.K.da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir.
Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır. HGK'nun 2008/10-329 E.2008/334 K, 16.4.2008 tarihli ilamı da bu yöndedir.
Davacı ölüm aylığının eşinden muvazaalı boşandığının davalı Kurumca belirlenmesi üzerine kesildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu Marmaris Sigorta Müdürlüğünden aylıkların ödenmekte iken muvazaalı boşanmaya ilişkin tespit işleminin bu şube tarafından yapıldığını ileri sürmüştür.
Davaya konu uyuşmazlık Sosyal Güvenlik Kurumu Marmaris Müdürlüğü işleminden kaynaklanmış ise tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri sebebiyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceğinden Marmaris İş Mahkemesi'nin yetkili olup olmadığının belirlenmesi için davalı Kurumun Marmaris'te şubesinin bulunup bulunmadığının var ise davacının yetim aylığını bu şubeden alıp almadığının, boşanmanın muvazaalı olarak yapıldığına ilişkin araştırmanın bu şubece yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmektedir.
Yapılacak iş; yukarda açıklandığı şekilde araştırma yapılarak davalı Kurumun Marmaris'te şubesinin bulunduğu ve davacının yetim aylığını bu şubeden aldığı, muvazaalı boşanmaya ilişkin araştırmanın bu şubece yapıldığının belirlenmesi halinde işin esasına girilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermek aksinin belirlenmesi halinde ise şimdiki gibi yetkisizlik kararı vermelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy