(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işveren nezdinde 7.2.1984-22.6.1985 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Filiz Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının Türk işveren olan davalının Libya'da bulunan işyerinde 7.2.1984-2.6.1985 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istek aynen kabul edilmiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin 03.04.2006 gün 2006/3692 Esas 3367 Karar s. ilamı ile; Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arap Cumhuriyeti arasında 1.10.1976 gününde yürürlüğe giren 31.8.1985 gününde yürürlükten kalkan, 1.9.1985 gününde yürürlüğe girip halen yürürlükte bulunan iki sosyal güvenlik anlaşması bulunmaktadır. Davacının tespitini talep ettiği hizmet süresi 1.10.1976 gününde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerine tabi olup anılan sözleşmede Türk İşveren yanında Libya'da geçen hizmetler gerek uzun, gerekse kısa vadeli sigorta kolları bakımından Libya mevzuatına tabi olup sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen aylıklara hak kazanılması halinde sigortalının ve hak sahiplerinin Türkiye'deki sigortalılıkları ile aynı zamana rastlamamak kaydı ile bu hizmetlerini birleştirebilecekleri, ancak uzun vadeli sigorta koluna tabi primlerinin SSK.'na transferinin mümkün olmadığı, bu anlaşma hükümlerinin akit taraflardan her birinin mevzuatı uyarınca anlaşmanın yürürlüğe girişi gününden önce ödenmiş prim devrelerine uygulanmayacağı, bu anlaşmanın yürürlükten kalkması gününden önce bu anlaşma hükümleri uyarınca kazanılmış bulunan bütün hakların etkilenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Anlaşma hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; Uzun vadeli sigorta kolları yönünden Libya mevzuatına tabi olan hizmet süresinin 506 s. Yasa'nın 79. maddesine göre tespiti mümkün olmayıp ancak 3201 s.Kanun hükümlerine göre borçlanılması olanaklıdır. gerekçesi ile bozma ilamının konusu olmuş, mahkemece anılan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının kanunun öngördüğü biçimde yurtdışı hizmetlerini borçlanma konusunda kuruma bir başvurusu olmadığına göre; dava ile talep edilen husus; 506 s.Kanunun 79. maddesi kapsamında yurtdışında Türk işverene bağlı olarak geçen hizmet süresinin tespitinden ibarettir. Mahkemece davanın reddi yerine, talep aşılarak davacının yurtdışında Türk işverene bağlı olarak geçen hizmet süresinin 3201 s.Kanun kapsamında borçlanılabileceğinin tespiti usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı SGK Vekili'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06.07.2010 günlü oturumda oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy