(506 S. K. m. 85) (1479 S. K. Ek m. 19, Geç. m. 26)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının 13.08.1998 gününde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava nitelikçe, davacının 14.8.1998 gününden itibaren 1479 s. Yasa'ya tabi esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve 14.8.1998 tarihi itibariyle başlayan 506 s. Yasa'ya zorunlu sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın asıl dava yönünden kabulü ile 1479 s. Kanuna tabi sigortalılığının 14.8.1998 sona erdiğinin tespiti ile birleşen davada SSK yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden davacının 14.8.1998 -14.7.2000 tarihleri arasında 690 tarih süreyle Batman Devlet Hastanesinde diş hekimi olarak işçi statüsünde, 15.7.2000 gününden itibaren de Emekli sandığına tabi olarak zorunlu sigorta kapsamında bulunduğu, ancak davacının SSK'na tabi çalışmaları başlamadan önce 2.8.1993 günlü Mersin Diş Hekimleri Odası kaydı, 19.1.1995 gününde Asfa Ağız Diş Sağlığı Ltd. şirketine ortak olduğu şirket ortaklığının şirketin tasfiyeye girdiği 20.4.1999 gününe kadar devam ettiği, davacının oda kaydı ve Limited şirket ortaklığı dolayısıyla da Kurum tarafından 2.8.1993-20.4.1999 tarihleri arasında 1479 s. Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup çakışan sigortalılık olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerde önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılıkta ise, 506 s. Yasa'nın 85. maddesi uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmek için, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak koşulu arandığından isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakıştığı bu gibi uyuşmazlıklarda, anılan maddede yer alan sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden itibaren isteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği hükmü dikkate alınarak zorunlu sigortalılığa değer verilmek suretiyle çakışan sigortalılık sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
Davacının ihtilaflı dönemde zorunlu Esnaf Bağ-Kur sigortalılık şartlarını taşıdığı ve bu sigortalılığın önceden başlayan sigortalılık niteliğinde bulunduğu ve zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına geçerlilik tanınarak sonuca ulaşılması gerektiği açıktır. Öte yandan 1479 s. Yasa'nın 22.02.2006 tarih ve 5458 s. Yasa'nın 13. maddesi ile değişik 01.03.2006 gününde yürürlüğe giren Ek 19. maddesinde, bu Kanun ve 2926 s. Yasa'ya göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 5 yıl ve daha fazla süreye ait prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ait prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ilişkin olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ait Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ gününden itibaren üç ay içerisinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zaman aşımının kesilmesi ve zaman aşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 s. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 103. maddesinin 1. fıkrasının (6), (8) ve (10) numaralı bentleri hariç sair hükümleri ile aynı Yasa'nın 104. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, yine 5458 s. Yasa'nın 14. maddesi ile eklenen ve 01.03.2006 gününde yürürlüğe giren Geçici 26. maddesine göre bu Kanun ve 2926 s. Yasa'ya göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31.03.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ait prim borcu bulunan sigortalılar ve hak sahiplerinden bu sürelere ait prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları durumda yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında ek 19. madde hükmü uygulanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda davacının 1479 s. kanuna tabi prim ödemelerinin 30.6.1997 gününde başlayarak aralıklarla 23.1.2001 gününe kadar devam ettiği dolayısıyla davacının beş yıl ve daha fazla süreye ait prim borcu bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi yerine kabulü usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O durumda davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edenin sıfatına göre temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy