(1086 S. K. m. 437)
Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, tüzel kişiliği tasfiye ile sona eren ….. Otomotiv İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen ödeme emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davalı Kurum tarafından 2010/217 Esas sayılı dosya üzerinden, tasfiye halindeki ..... Otomotiv İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti hakkında düzenlenerek şirket ortağı davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten, borçlu ..... Otomotiv İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin 23.7.2002 tarihinde tasfiyeye girdiği, bu kararın 30.7.2002 tarihinde tescilinden sonra, tasfiye işlemleri tamamlanarak gerekli ilanların yapılmasının ardından 21.12.2004 tarihinde tasfiye işlemleri tescil edilip ticaret sicilinde ilan edilmiştir. Bu halde de borçlu şirketin tüzel kişiliğinin kalmadığı açıktır. Her ne kadar davalı Kurumca düzenlenen ödeme emri şirket adına ise de, tasfiyeden sonra yasal ihya işlemi yapılmadan sadece borçlu şirket adına çıkartılan ödeme emrinin tebliğinin yasal olmadığı, davacının şirketin eski ortağı olmakla birlikte, ödeme emrinde de isminin bulunmaması gerçeği karşısında davacının bu davayı açmakta taraf ehliyetinin bulunmadığı ortadadır. Bu halde ise davacının, davada "sıfatı" bulunmadığından davanın sıfat yokluğundan reddi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)