(2926 S. K. m. 2, 3, 6) (YHGK 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.)
Dava: Davacı, 20.01.1998- 24.05.2010 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava davacının 20.01.1998 tarihinden dava tarihi olan 24.05.2010 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davacının 01.02.1998- 24.05.2010 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kimlerin Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları 2926 Sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu yasaya göre sigortalı sayılacakları kabul edilmiştir. Öte yandan, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 2926 Sayılı Kanunun 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Öte yandan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım Bağ-Kur sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay H.G.K.'nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73 ve K:2007/71 Sayılı kararı).
Dosya içeriğinden davacının üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, 07.03.2008 tarihinden itibaren Tarım Kredi Kooperatifi, 06.01.1998 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının olduğu, davacının sattığı ürün bedelinden 20.01.1998, 22.11.2004, 24.01.2005, 20.02.2006, 22.01.2007, 21.01.2008 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, davalı Kurumca cevap dilekçesinde 01.12.2004 tarihi itibariyle 2926 Sayılı Kanun gereğince tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiğinin bildirildiği ancak dosyada belge bulunmadığı, 07.04.2003- 01.08.2004-07.8.2004 tarihleri arasında 506 Sayılı Yasa'ya tabi çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, ilk prim kesintisinin bulunduğu 20.01.1998 tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.1998 tarihi ila 506 Sayılı Yasa'ya tabi uzun süreli çalışmalarının başladığı 07.04.2003 tarihi arasında davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmesi doğrudur.
Davacının 07.04.2003-05.07.2004 tarihleri arasındaki 506 Sayılı Yasa'ya tabi çalışması uzun süreli çalışma niteliğinde olup 506 Sayılı Yasa'ya tabi uzun süreli çalışmalarının başladığı 07.04.2003 tarihi itibariyle 2926 Sayılı Yasa'ya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin kabulü gerekir. Davacının 506 Sayılı Yasa'ya tabi uzun süreli çalışmalarının sona erdiği 05.07.2004 tarihinden sonra, ilk prim kesintisinin 22.11.2004 tarihinde yapıldığı davalı Kurumca cevap ve temyiz dilekçesinde davacının prim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.12.2004 tarihi itibariyle tescil edildiğinin ileri sürüldüğü görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının 01.12.2004 tarihi itibariyle tescil edilip edilmediğini sormak, edilmiş ise belgelerini getirtmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy