(2926 S. K. m. 10, 36)
Dava: Davacı 2004 - 2008 yılları arasında çakışan SSK sigortalılığı dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ö. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı, 1.8.2004-1.11.2008 tarihleri arasında 506 Sayılı Yasaya tabi çalışmaları dışında 2926 Sayılı Yasaya tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, bozmaya uyularak, davacının 1.1.2005-11.4.2005 tarihleri arası dönem için Kurumca tescilli olduğundan bu dönemin hukuki menfaat yokluğundan reddine dair verilen karar yerinde olup, diğer dönemlere ilişkin talebin sigortalılık şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılan incelemede, davacının 1.8.2004 tarihinde davalı Kurumca tescil edilip sonradan tescil tarihinde 506 Sayılı Yasa'ya tabi çalışma nedeni ile tescili iptal edilip 31.12.2004 tarihindeki prim ödemesine istinaden 1.1.2005 tarihinde tescil edilip 12.4.2005 tarihinde başlayan 506 Sayılı Yasa'ya tabi çalışma nedeni ile 11.4.2005 tarihinde terkin edildiği, 26.10.2006 tarihinden itibaren ziraat odasına kayıtlı olduğu, kooperatif kaydının bulunmadığı, Ziraat Bankasından kredi almadığı, 1992 yılında kadastrodan edindiği 5.276 m2 çayırlığının bulunduğu, 25.5.2004-12.10.2004 tarihleri arası 139 gün, 12.4.2005-30.4.2005 tarihleri arası 19 gün, 22.5.2005-30.6.2005 tarihleri arası 40 gün, 8.7.2005-1.11.2005 tarihleri arası 115 gün, 16.2.2006-1.5.2006 tarihleri arası 44 gün, 24.5.2006-15.10.2006 tarihleri arası 143 gün, 23.3.2007-6.4.2007 tarihleri arası 15 gün, 26.5.2007-29.9.2007 tarihleri arası 125 gün, 4.4.2008-6.5.2008 tarihleri arası 30 gün, 15.5.2008-7.9.2008 tarihleri arası 123 gün 506 Sayılı Yasa'ya tabi çalışmalarının bulunduğu, 2926 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı için 31.12.2004 tarihinde bir kez prim ödemesinin bulunduğu, bozma sonrası yaptırılan zabıta araştırmasında davacının nüfusa kayıtlı olduğu Çaykara ilçesi Yaylaönü köyünde oturmadığı, Of ilçesi Karabudak köyünde ikamet ettiği ve çay yarıcılığı yaparak geçimini sağladığı, hayvanlarının olduğu, 2004-2008 yılları arasında Yaylaönü köyünde tarımsal faaliyetinin bulunmadığı, nüfusa kayıtlı olduğu Çaykara ilçesi Yaylaönü köyünden dinlenen tanık beyanlarında da, davacının 2004-2008 yılları arasında köyde oturmadığı, Of ilçesi Karabudak köyünde ikamet ettiği ve çay yarıcılığı yaparak geçimini sağladığı, hayvanlarının bulunduğu, yazları Yaylaönü köyünden ot biçerek götürdüğünün belirtildiği görülmektedir.
Gerçekten Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 Sayılı Kanun kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 Sayılı Kanunun 36 ve 10. maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 Sayılı Kanun kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 Sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK'lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 Sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36. maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının 12.4.2005-7.9.2008 tarihleri arasındaki zorunlu SSK'lı çalışmaları kısa süreli çalışma niteliğinde olduğundan, 2926 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 Sayılı Kanunun 36 ve 10. maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 Sayılı Kanun kapsamındaki kısa süreli bu çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalısı olunacağı belli olup, davacının bu dönemdeki tarımsal faaliyetinin ve giderek tarım Bağ-Kurlu olma iradesinin varlığının ortaya koyulması gerekmektedir.
Mahkemece bozma sonrası yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Zabıta araştırmasında ve dinlenen tanık beyanlarından; davacının 2004-2008 yılları arasında nüfusa kayıtlı olduğu Çaykara ilçesi Yaylaönü köyünde oturmadığı, Of ilçesi Karabudak köyünde ikamet ettiği ve çay yarıcılığı yaparak geçimini sağladığı, hayvanlarının olduğu, yazları Yaylaönü köyünden ot biçerek götürdüğünün belirtilmesine göre, çay yarıcılığında ürün teslimin nereye ve kimin adına yapıldığı, hayvanlarının ilçe tarımda kayıtlı olup olmadığı, büyük veya küçükbaş kaç tane hayvana sahip olduğu, hususlarının ikamet ettiği Of ilçesi Karabudak köyü muhtar ve azaları dinlenip, bağlı bulunduğu zabıta kolluğundan sorulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının 2004-2008 yılları arasında nüfusa kayıtlı olduğu Çaykara ilçesi Yaylaönü köyünde oturmayıp Of ilçesi Karabudak köyünde ikamet edip çay yarıcılığı tarımı yaparak geçimini sağladığı, hayvanlarının olduğu, yazları nüfusa kayıtlı olduğu Çaykara ilçesi Yaylaönü köyünden ot biçerek götürdüğü sabit olmasına göre; çay yarıcılığında ürün teslimin, hayvan yetiştiriciliğinden dolayı da süt tesliminin nereye ve kimin adına yapıldığı davacıdan sorulup, davacıya ürün sattığı kişi, kurum ve kuruluşların isimlerini açıklattırmak, bu kişi, kurum ve kuruluşlardan ürün bedelinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmış ise belgelerini getirtmek, ilçe tarım müdürlüğünden davacı adına kayıtlı büyük veya küçükbaş kaç tane hayvan olduğunu sormak, 2004-2008 yılları arasında ikamet ettiği Of ilçesi Karabudak köyü muhtar ve azalarının tanık olarak beyanlarını almak, bu doğrultuda Of İlçe jandarma zabıta kolluğundan araştırma yaptırmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirtilen yasal açıklamalar ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy