(2926 S. K. m. 2, 3, 5, 9, 36) (5510 S. K. 4, Geç. m. 7) (6100 S. K. m. 333)
Dava: Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. T. H. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar ve sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Kurumca kabul edilen sürelerin tespitinde hukuki yarar yok ise de hükmün infazında dikkate alınabileceğinden davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İZMİR
7. İŞ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2011/443
KARAR NO: 2012/579
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 30.05.2011
KARAR TARİHİ: 11.07.2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 30.05.2011 tarihli dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin Bağ-Kur kayıt ve tescil tarihinin ilk tevkifat kesinti tarihini takip eden ilk aydan itibaren başlatılmasını içerir talebini kuruma 09.05.2011 tarihinde ilettiğini, Bağ-Numarasının 7289703093 olduğunu, davalı kurum tarafından davacının sigortalılığını aile reisliği koşuluna sahip olmadığı nedeni ile 2003 yılını esas alarak tescil ettiğini, Müvekkilinin ürün satışından ilk % 1 oranındaki kesintinin 20.07.1995 tarihinde yapıldığını, Ziraat Odası kaydının başlangıcının 31.12.1994 olduğunu, kendisinin dava devresinde tarımsal faaliyette bulunduğunun anlaşılmakta olduğunu, davalı kurum tarafından yapılması gereken re'sen sigortalılık tescili işleminin yapılmadığını beyan ile, müvekkilinin 2926 sayılı yasaya tabi Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcının, ilk tevkifat kesinti tarihini takip eden ay itibariyle başlatılarak tescil tarihine kadar tespitine, 6111 sayılı af yasasından yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bağ-Kur vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının 15.04.2011 tarihi itibariyle 7289703093 Bağ-No. ile tarım tescilinin yapıldığını,
Davacının 02.08.2003 tarihinden önceki devreye ilişkin sigortalılık tescili talebinin kendisinin aile reisi olmadığı gerekçesi kabulüne yasal olanak bulunmadığını,
Davacının sigortalılığının 7 Seri Nolu Uygulama tebliğine göre ve 2007/44 sayılı Genelgeye göre değerlendirileceğini, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra konuya ve uygulamalara ilişkin 2010/77 sayılı Genelgenin yayınlandığını,
Yüksek Mahkeme Kararlarında da belirtildiği üzere geriye dönük sigortalılık tescil taleplerinin, ancak tevkifat yapılan sürelerle sınırlı olduğunu, tevkifatın bulunmadığı dönemlerde Ziraat Odası kaydının olmaması karşısında, boşlukta kalan sürelerin sigortalılık süresi olarak tescilinin mümkün bulunmadığını, davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini, Mahkeme tarafından gereği gibi inceleme yapılması gerektiğini beyan ile, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar delillerini ibraz etmişler, dosya bilirkişiye verilerek 26.06.2012 havale tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Dosyadaki delillerin değerlendirilmesinden;
Davacı, 57103043182 T.C. Kimlik Nolu, Mehmet Ali kızı, 15.08.1946, Karakuyu doğumlu, E. D.'in,
15.04.2011 tarihine kadar davalı Kurum'a 2926 sayılı Yasaya göre Tarım Bağ-Kur sigortalılık kayıt ve tescili talebinde bulunmadığı, davalı Kurum tarafından da resen sigortalılık tescili yapılmadığı,
Kendisinin 15.04.2011 tarih, 7532000 sayı ile davalı Kurum İzmir İl Müdürlüğü'ne intikal ettirdiği Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi'ne istinaden 15.04.2011 tarihi itibariyle 7289703093 Bağ-Numarası ile 2926 sayılı yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı görülmüştür.
Davacının sigortalılık başlangıcını geri çektirme talebinin davalı Kurum tarafından kabul edilmemesi nedeniyle bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının eşi Mehmet Demir'in 05.10.2000 tarihinde vefat ettiği, tekrar evlenmediği anlaşılmıştır.
Kayıtlı bulunduğu tarımsal kuruluşlar ve kayıtları
Kayıtlı bulunduğu kuruluş Sicil no. Tescil tarihi Terk tarihi İzahat Menderes Ziraat Odası Başkanlığı 11498 31.12.1994 Devam ediyor 30.11.2011 itibariyle bulunduğu,
Menderes Tapu Müdürlüğü 28.11.2011 tarihli yazısı muhteviyatından davacının gayrimenkul kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tanıkların beyanlarında, davacının 20-30 senedir çiftçilik yaptığı, geçimini çiftçilikten sağladığı, ailesi ile birlikte çiftçilik yaptığı, annesinden ve babasından kalan arazilerinin bulunduğu, traktörünün bulunduğu eskiden tütün ektiği, sonra mısır ve sebze üretimi yaptığı, eşi öldükten sonra çocukları ile birlikte bu işe devam ettiğini belirttikleri görülmüştür.
TTA Tütün Mamulleri Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş. 23.03.2011 tarih, 005139 sayılı tevkifat listesi, SGK. İzmir İl Müdürlüğü 23.05.2012 tarih, 7200385 sayılı cevap yazısında; muhteviyatlarına nazaran, davacı adına davalı Kurum Hesaplarına intikal ettirildikleri belirlenen tevkifat suretiyle prim ödemelerinin tespit edildiği,
Davacının başkaca hiçbir sosyal güvenlik kuruluşunda kaydının bulunmadığı belirlenmiştir.
Davacı, 57103043182 T.C. Kimlik Nolu ve 15.04.2011 tarihi itibariyle 728970309 Bağ - Kur Numarası ile 2926 sayılı yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı görülen E. D.'in,
Üzerine tapu kaydı ile intikal etmiş tarımsal arazi varlığı görülmemekte ise de tanık beyanlarına nazaran fiilen sahibi bulunduğu tarımsal arazi varlığının bulunduğu kanısına varılmış,
31.12.1994 tarihinden beri Ziraat Odası kaydının devam ettiği, tanık beyanlarına nazaran traktörünün varlığı, 2011 yılında 12 adet keçisinin varlığı,
Tarımsal ürün satışlarının (gelirinin) varlığı olarak yukarıda tespit bölümünde 6. maddede belirtilen ve kendisi adına yapılmış olan yaprak tütün satışlarından tevkifat suretiyle prim ödemelerinin varlığı, davacının diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilişkisinin bulunmadığı, Kendisinin geçimini kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunarak sağladığı kanısına varılmıştır.
Ancak davacının 2926 sayılı Yasada belirtilen üç aylık Yasal süre içerisinde davalı Kuruma müracaatta bulunmadığı, sigortalılık tescili işlemini yasal süresi içinde yaptırmadığı,
2926 sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlar Yasada öngörülen istisnaya konu edilenler hariç, diğer bir anlatımla Yasanın uygulama tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğindedir. (1995 yılı itibariyle)
Bu yasal düzenlemeye nazaran 1944 doğumlu olan davacının 1995 yılında 50 yaşını doldurmamış ise de 1996 yılından itibaren 50 yaşını doldurmuş bir kadın olarak zorunlu sigortalı durumunda bulunmadığı, tarım Bağ-Kur sigortalılığının kendisinin isteğine bağlı bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı Kurum tarafından davacının mülga 2926 sayılı Yasanın 9. maddesinde belirtilen resen tescil yükümlülüğünü yerine getirmediği iddia olunamayacağı,
Davacının kendisinin tarımsal ürün bedellerinden yapılan Bağ-Kur prim kesintisine bir itirazı bulunmadığı nazara alındıkta sigortalı olma arzusunu gösterdiği düşünülebilir.
Davalı Kurum tarafından bu primin itirazı kayıtta bulunmaksızın tahsil olunduğu da anlaşılmıştır.
Öte yandan aynı Yasanın 5. maddesi hükmüne göre; Yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı gibi, 9. madde ile de; Bu Kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması emredilmiştir. Bu çerçevede anılan Yasanın 36. maddesi (4956 sayılı Yasa ile mülga) gereği olarak da Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. Bu bağlamda sigorta primlerinin ürün bedellerinden tevkifat suretiyle Bağ-Kur adına tahsili halinde kişinin yukarıda 5. maddede belirtilen anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. (YG.10.HD. 15.02.2005 - 11535/1280)
Davacı konumundaki kadınların aile reisliği yasal koşuluna ilişkin Yüce Yargıtay'ın yerleşik Kararları, Davalı Kurum tarafından 2003 yılından önceki dönem için itiraz konusu edilen ve 2926 sayılı Yasada belirtilen aile reisliği deyiminin Medeni Kanundaki aile reisliği kavramından farklı anlamlar taşıdıkları, 4956 sayılı Kanun ile 2926 sayılı Yasa hükmünden çıkartılan kadının aile reisliği kavramının 2003 yılından önceki dönemde de Yüce Yargıtay tarafından değerlendirilmesinde Medeni Kanuna göre aile reisliği olmadığı, sadece kendi adına tarımsal geliri nedeniyle ekonomik özgürlüğün bulunması, kendisine ait tarımsal geliri ile kendisinin geçimini sağlaması, ailesinin geçimine katkıda bulunması şeklinde değerlendirildiği nazara alınacağı 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığının diğer yasal koşulların varlığı halinde kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR 17.01.2012 tarihinde Kabul edilen 6270 sayılı KANUN'un MADDE 13-5510 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 24/7/2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile değişik, mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmü 2/8/2003 tarihi öncesi için de uygulanır. şeklindeki hükmü ile yukarıda belirtilen değerlendirmenin yasallaştırıldığı, diğer bir ifade ile kadınlarla ilgili aile reisliği sözcüğünün tüm zamanlar için ortadan kaldırıldığı görülmüştür.
Davacı, 57103043182 T.C. Kimlik Nolu ve 15.04.2011 tarihi itibariyle 7289703093 Bağ - Kur Numarası ile 2926 sayılı yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı görülen E. D.'in,
2926 sayılı yasaya tabi Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcının, ilk tevkifat kesinti tarihini takip eden ay itibariyle başlatılarak tescil tarihine kadar tespitine, 6111 sayılı af yasasından yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi şeklindeki talebine nazaran, Davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının aşağıda belirtilen yasal düzenlemeye ve Yargıtay'ın aynı konudaki kararlarına göre belirleneceği yasal bir zorunluluktur.
1- Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı: 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre Kurumca re'sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamıştır.
Ancak, Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu Tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 1.4.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin, kayıtları esas alınır. Sigortalının Kurumca re'sen tescili yapılmış ise, sigortalılık tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır. şeklindeki yasal düzenlemeye nazaran,
Davacı, 57103043182 T.C. Kimlik Nolu ve 15.04.2011 tarihi itibariyle 7289703093 Bağ - Kur Numarası ile 2926 sayılı yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı görülen E. D.'in,
2926 sayılı yasaya tabi Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcının, ilk tevkifat kesinti tarihini takip eden ay itibariyle başlatılarak tescil tarihine kadar tespitine, 6111 sayılı af yasasından yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi şeklindeki talebine nazaran, Davacının kendi adına sattığı tarımsal ürün bedellerinden tevkifat suretiyle ilk prim kesintisinin yapıldığı belirlenebilen Nisan/1995 tarihini takip eden aybaşı tarihi olan 01.05.1995 tarihi itibariyle Mülga 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık kayıt ve tescilinin yapılmasının,
Davalı Kurum tarafından 15.04.2011 olarak belirlenen tarım Bağ-Kur kayıt ve tescil tarihinin 01.05.1995 olarak düzeltilmesinin,
Mülga 2926 sayılı Yasaya tabi ve 5510 sayılı Yasa 4/1-b maddesi 4. Alt bendi kapsamında
Sigortalılık süresinin;
Sadece tevkifat suretiyle prim ödemesi yasal koşuluna sahip bulunduğu sigortalılık süresinin;
01.05.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 00 yıl 08 ay 00 gün=240 gün,
01.08.1997 - 31.12.2002 tarihleri arasında 05 yıl 05 ay 00 gün=1950 gün, şeklinde olmak üzere toplam 2190 gün şeklinde bulunduğunun kabul edilebileceği,
Davacının tevkifat suretiyle prim ödemesinden sonra 1994 yılından itibaren devam eden Ziraat Odası Kaydının bulunduğu, geçimini çiftçilikle (tarımsal geliri) ile sağladığının, sigortalılığın devamına olanak sağlayan yasal koşullara sahip bulunduğu,
01.05.1995-15.04.2011 (önceki tescil tarihi) tarihleri arasında 15 yıl 09 ay 14 gün - 5684 gün olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçesinde açıklandığı üzere:
7289703093 Bağ No ve 57103043182 T.C. Kimlik nolu davacı E. D.'in ilk prim tevkifat kesintisinin yapıldığı Nisan 1995 tarihini takip eden ay başı olan 01/05/1995 tarihi itibariyle mülga 2926 sayılı yasaya tabi sigortalılık kayıt ve tescilinin yapılmasına, davalı kurum tarafından 15/04/2011 olarak belirlenen tarım Bağ-Kur kayıt ve tescil tarihinin 01/05/1995 olarak düzeltilmesine, 5510 sayılı yasanın 4/1-b maddesi 4.alt bendi kapsamında sigortalılık süresinin kayıt ve tescilinin yapıldığı 15/04/2011 tarihine kadar 15 yıl 9 ay 14 gün=5684 gün olduğunun tespitine,
Buna göre 6111 sayılı yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına,
Davalı kurum harçtan muaf olmakla bakiye ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
Avukatlık asgari ücret tarifnamesine göre 1200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan 18,40 TL Başvurma Harcı + 18,40 TL peşin harç + 2,90 vekalet harcı = 39,70 TL.nin talep ve başvurusu halinde davacıya iadesine,
Davcı tarafından yapılan dosya açılış masrafı 51,70 TL (18,40 TL Başvurma Harcı + 18,40 TL peşin harç + 2,90 vekalet harcı = 39,70 TL davalı kurum harçtan muaf olmakla), bilirkişi ücreti 200,00 TL tanık ücreti 40,00 TL, müzekkere gideri 29,40 TL olmak üzere toplam 321,10 TL yargılama giderinin davalının alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan toplam 460,00 TL yargılama gider avansından 200,00 TL bilirkişi ücreti 40,00 TL tanık ücreti, 29,40 müzekkere gideri harcanmış olmakla HMK 333. Maddesi gereği hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Davalı tarafından yatırılan toplam 100,00 TL yargılama gider avansından 21,00 TL tebligat gideri harcanmış olmakla HMK 333.maddesi gereği hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının davalıya iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhiminden itibaren 8 gün içinde, Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11.07.2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy