(634 S. K. m. 20, 27, 34, 35)
Dava: Davacılar murisi, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 298.682.27 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmü süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı tazminatların davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıdaki nedenler ile isabetli değildir.
1- Davada yöntemince taraf teşkili yapılmamıştır. Davacılar murisinin davalının da daire sahibi olduğu binanın çatısından düşmek suretiyle zararlandırıcı olaya maruz kaldığı tartışmasızdır. Bu halde ise; kat maliklerinin durumlarının belirlenmesi ve davada yöntemince taraf teşkilinin sağlanması gerektiği açıktır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 27. maddesinde ana gayrimenkulün kat malikleri kurulunca yönetileceği, 34. maddesinde kat maliklerinin, ana gayrimenkul yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilecekleri bu kimseye yönetici, kurula da yönetim kurulu deneceği, ana gayrimenkulün sekiz veya daha fazla bağımsız bölümü var ise yönetici atanmasının mecburi olduğu, ana gayrimenkulün bütün bölümlerinin bir kişinin mülkiyetinde ise malikin kanunen yönetici durumunda olacağı, 35. maddesinde yöneticinin ana gayrimenkulün tümünü ilgilendiren tebligatı kabul edeceği, 20. maddesinde kat maliklerinin her birinin aralarında başka bir anlaşma olmadıkça kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine eşit olarak, ana gayrimenkulün sigorta giderlerine arsa payları oranında katılacakları, konut yöneticisinin yargı uyuşmazlıklarında işverenin temsilcisi olduğu bildirilmiştir.
Kat mülkiyeti kurulmamış ortak konutta ortakların anlaşarak yönetici şeklinde işveren vekili görevlendirmelerine kanunen bir engel yoksa da 634 sayılı Kanunun 34. maddesi gereğince seçilen yöneticinin işveren vekili olarak yargı uyuşmazlıklarında işvereni temsil edebilmelerine karşın, işveren vekili sayılan böyle idari şekilde atanmış yöneticinin işvereni mahkemelerde temsil yetkisi yoktur.
Kat mülkiyeti kurulmamış gayrimenkullerde davanın tüm ortaklara veya kat mülkiyeti kurulmakla birlikte yönetici veya yönetim kurulu oluşturulmamış gayrimenkullerde ise kat malikleri kuruluna (tüm kat maliklerine) karşı açılması gerekir.
Somut olayda ise bu yön araştırılmadan ve binanın hukuki durumuna göre taraf teşkili yapılmadan karar verilmiş olması usule aykırıdır.
2- Davalı N.'nin davacılar murisinin ölümünün iş kazası olmadığı ve kendisinin de işveren sıfatının bulunmadığının tespitine dair Ankara 18. İş Mahkemesinde dava açtığı görülmekle, olayın özelliği ve davanın niteliği dikkate alınarak açılan bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği de açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy