(6100 S. K. m. 114, 120)
Dava: Davacı, 11.1.1987-26.4.2011 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 Sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, davacının 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitiyle 6111 Sayılı Yasadan yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 15.12.2011 tarihli duruşmadan itibaren davacıya verilen iki haftalık süreye rağmen, gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı H.M.K.nın 120. maddesinde davacı tarafından her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiş olup, bu avansın yetmemesi durumunda ise davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 114. maddesinde de gider avansı dava şartı olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacıya kesin süre verilmesine dair ara kararda hangi miktarda ilave gider avansı yatırılması gerektiği belirtilmediğinden bu şekilde bir gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy