(506 S. K. m. 79) (YHGK. 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 9.12.2002 - 15.9.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, davacının 9.12.2002 - 15.9.2004 tarihleri arasında davalı apartman işyerinde kapıcı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce eksik araştırma neticesi verilen karar bozulmuş, mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde bozma ilamına uyularak red kararı verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu sebeple özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına dair belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacıyla aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleriyle çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay H.G.K.nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 Sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı apartman işyerinde kapıcı olarak çalıştığı iddiasıyla ilgili olarak Kuruma bildirim yapılmadığı, davalıya ait apartman işyerinin 1.4.2002 tarihinde 506 Sayılı Kanun kapsamına alındığı, davalı apartman işyerinden 2003/1 - 2004/8 yılları arası her ay için davacıya temizlik ücreti ödendiğine dair gider pusulalarının düzenlendiği, ayrıca temizlik ücreti adı altında 2002/8. ayında H. K., 2002/10. ayında S. K., 2002/11. ayında E. D. adına düzenlenmiş gider pusulalarının olduğu, bordrolarda O. K. isminin geçtiği, tanık beyanlarında davacının kapıcılık yaptığının beyan edildiği, kalorifersiz olduğu anlaşılan davalı apartman yönetimiyle davacının eşi dava dışı N. D. arasında 1.9.2002 başlangıç tarihli kapıcı dairesinde kiracı olarak oturulmasına dair kira sözleşmesi imzalandığı, anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı adına düzenlenen gider makbuzlarından davacının temizlik yaptığı sabittir; ancak gider makbuzlarındaki ücretin kaç günlük temizlik bedeli olduğu bilinememekle birlikte davacının yaptığı temizliğin kapıcılık hizmeti olarak mı yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamaktadır. Bordroda adı geçenin beyanına da başvurulmadan davacı hizmetinin yalnız temizlik mi, yoksa kapıcılık hizmetinin mi olduğu netliğe kavuşturulmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş; gider makbuzlarındaki ücretin kaç günlük temizlik bedeli olduğunu, davacının kapıcılık hizmeti olarak yalnız temizlik yapıp yapmadığını, diğer kapıcılık işlerinin başkalarınca yapılıp yapılmadığını araştırmak, bordroda adı geçen O. K. beyanıyla komşu işyeri, komşu bina sakinleri ve res'en dinlenebilecek başkaca kişilerin beyanlarına başvurmak suretiyle çalışmanın niteliğiyle gerçek bir çalışma olup olmadığı somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra bilirkişiden rapor alarak davacının kapıcılık hizmeti olarak yalnız temizlik yaptığının anlaşılması halinde temizlik yaptığı gün için sigortalı saymak; diğer kapıcılık işlerinin de davacı tarafından yapıldığının anlaşılması halinde tüm çalıştığı günler için sigortalı saymaktan ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy