(2709 S. K. m. 40) (506 S. K. m. 79) (5510 S. K. m. 80, 85)
Dava: Davacı, 5.923,70 TL fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanan ve 27.3.2007 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen prim ve idari para cezalarının iptali ve yapılan ödemelerin istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacı şirket tarafından ihale yoluyla yapılan İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Laboratuvarı Onarım ve Yenileme işi sebebiyle SGK müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucunda belirlenen 5.923,70 TL fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanan ve 27.3.2007 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen prim ve idari para cezalarının iptali (kaldırılması) ve yapılan ödemelerin istirdadı (geri ödenmesi) istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüyle fark işçilik tahakkuku yapılmasının mümkün olmadığının, davacının ödemek zorunda kaldığı SSK priminin ve idari para cezalarının kaldırılarak ödediklerinin gecikme faizleriyle birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ... ... sayılı işyerinde SGK müfettişi tarafından ihale konusu iş sebebiyle yapılan inceleme sonucunda 5.923,70 TL eksik işçilik bildirildiğinin tespit edilerek 2004/Şubat ayına mal edilerek %35,50 prim oranı üzerinden hesaplanan 2.102,92 TL prim ve 1.1539,08 TL gecikme zammı olmak üzere 3.642,00 TL borcun ödenmek üzere 10.11.2006 tarihinde işverene tebliğ edildiği, işverenin 8.12.2006 tarihinde süresinde yaptığı itirazın 17.9.2007 tarih ve 123662 Sayılı yazıyla reddedildiği, dosyada Komisyon kararı ve bu kararın tebliğ belgesinin bulunmadığı, davacının 27.3.2007 tarihinde 2.102,92 TL prim ve 1823,84 TL gecikme zammı olmak üzere 3.926,76 TL'yi ihtirazi kayıtla ödediği, davanın 27.2.2008 tarihinde açıldığı, davacı şirketin aynı konuya dair davasını prim borcu yönünden 4.10.2007 tarihinde İstanbul 6. İdare Mahkemesine açtığı, 4.2.2008 tarih ve 2007/1890-2008/108 E K. sayılı kararla adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verildiği ve davacı şirket vekiline 18.2.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine başvurulmadığından 20.3.2008 günü kesinleştiği, davacının 2004/2.ayı kayıt geçersizliği sebebiyle uygulanan 211,00 TL idari para cezasının (10.5.2006 sayı ve 54454 Sayılı yazı) iptali için açtığı dava sonunda İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 22.5.2008 tarih ve 2007/890 Esas - 2008/1045 Karar sayılı kararı ile 211,00 TL idari para cezasının iptaline karar verildiği, yasal süresinde aylık prim ve hizmet belgesinin verilmemesi sebebiyle uygulanan 1269,00 TL idari para cezasının (10.5.2006 sayı ve 54454 Sayılı yazı) iptali için açtığı dava sonunda İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 25.1.2008 tarih ve 2007/942 Esas - 2008/79 Karar sayılı kararıyla idari para cezasının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Kanun'un 79. maddesinin 13. fıkrasına ve 5510 Sayılı Kanun'un 85. maddesinin 3. fıkrasına göre sigorta müfettişi tarafından. Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80. maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Kanunda öngörülen süre hak düşürücü niteliktedir.
Somut olayda, Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen borcun ödenmek üzere 10.11.2006 tarihinde işverene tebliğ edildiği, işverenin 8.12.2006 tarihinde süresinde yaptığı itirazın 17.9.2007 tarihli yazıyla reddedildiği, dosyada Komisyon kararı ve bu kararın tebliğ belgesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 17.9.2007 tarihli yazının davacıya tebliğ edilip edilmediği Kuruma sorularak tebliğ edildiği takdirde Anayasa'nın 40/2 maddesine göre hak düşürücü sürenin bu yazıyla işlemeye başlayıp başlamayacağı ve sonucuna göre eldeki davanın hak düşürücü süre yönünden dinlenebilir olup olmadığı belirlenerek, dinlenebilir olduğu sonucuna varılır ise yöntemince araştırma ve inceleme yapılarak davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı yönünde yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadan işin esasına girilerek yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3) Somut olayda davacı, İhtirazi kayıtla ödenen SSK primi (fark işçilik) ve idari para cezalarının iptali (kaldırılması), yapılan ödemelerin istirdadı (geri ödenmesi) talebinde bulunmuş, mahkemece yukarda yazılı biçimde hüküm kurulmuştur. İdari para cezasının iptaline dair uyuşmazlıklar İdare Mahkemesinde görülür.
Yapılacak iş, dava dilekçesinde ifade edilen idari para cezalarını davacıya açıklattırmak, idari para cezaları ibaresinin yukarda belirtilen ve İdare Mahkemelerince iptal edilen ancak ödenmek zorunda kalınan idari para cezaları tutarı olup olmadığını sormak, idari para cezalarının ödenip örenmediğini ve ödenmiş ise ödeme tarihi ve miktarını Kurumdan sormak, anılan İdare Mahkemesi kararlarının kesinleşip kesinleşmediğini araştırmak, idari para cezalarının iptali karşısında yersiz ödenen bedelin istirdadına dair talep yönünden yargılamaya devam edildiği takdirde dava konusunun değerini belirleyerek harcı tamamlatmak ve sonucuna göre İş Mahkemesi'nin görevli olup olmadığına da gözeterek bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4) Somut olayda, uyuşmazlığın temel noktasının faturaların geçerliliğine dair olması sebebiyle serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) bilirkişiden özellikle faturaların tek tek incelenerek mahiyeti ve geçerliliği hususunda açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken asgari işçilik incelemesine dair özel ve teknik bilgisi bulunmayan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
5) Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olması gerekir.
Asgari işçilik uygulaması sonucu belirlenen fark prim ve gecikme zammından sorumlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine dair davalarda, mahkemece davacının sorumlu olmadığı prim ve gecikme zammı miktarının ve davacıya ödenmesi gereken miktarın hükümde açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece davacıya istirdadı gereken prim ve gecikme zammının hükümde açıkça yazılmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy