(2004 S. K. m. 67) (5510 S. K. m. 56)
Dava ve Karar: Davacı-karsı davalı, kesilen aylığının yeniden bağlanmasına ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine
Davalı-karsı davacı Kurum ise, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karsı davalının isteminin kabulüne, davalı-karsı davacının isteminin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı-karsı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Erdal Ispenoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra isin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, davacının ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının ve kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, öte yandan Kurumun açtığı ve birleşen itirazın iptali davasının da reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinin son fıkrasında " Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yasadığı belirlenen es ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır" kuralı getirilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10/07/1956 tarihinde evlendiği, 12/09/2003 tarihinde boşandığı, vefat eden babasından dolayı davacıya 01/10/2003 tarihinde ölüm aylığı bağlandığı, 27/04/2010 tarihli Kurum görevlilerince düzenlenen durum tespit raporunda, beyanda bulunan şahıslar davacının boşandığı esiyle birlikte yasadığını, hatta babasından yetim aylığını almak ve sağlık yardımlarından faydalanmak için boşandığını belirttikleri, yine raporun çevre araştırması bölümünde, beyanda bulunan şahısların dışında, yazılı beyan vermekten kaçınan diğer çevre sakinlerinin de davacının boşandığı esiyle birlikte yasadıklarını belirttikleri, Kurumunda bu rapora dayanarak davacıya bağlanan ölüm aylığını iptal ettiği, 01/10/2008 tarihinden itibaren yapılan ödemeleri borç çıkardığı ve davacı hakkında takip başlattığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda. Kurum görevlilerince düzenlenen durum tespit raporuna göre davacının boşandığı esiyle birlikte yasadığı sabittir. Bu nedenle Kurumun 5510 sayılı Yasa'nın 56/son maddesine göre davacının ölüm aylığını kesme işlemi yerindedir. Kurum görevlilerince düzenlenen raporda beyanda bulunan şahıslar, her ne kadar yargılama sırasında farklı beyanda bulunmuşlar ise de, bunu haklı ve kabul edilebilir bir sebebe dayandıramadıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının açtığı ve asıl dava olan, ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemlerinin reddine, öte yandan Kurumun açtığı ve birleşen itirazın iptali davasını da yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde inceleyip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy