(4857 S. K. m. 77) (YHGK 16.06.2004 T. 2004/21-365 E. 2004/369 K.)
Dava: Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle 498.384,43 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine dair hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacılarla davalılardan Ç... İnş. Tic. A Ş. vekillerince süresinde, davalılardan S... Tur. A Ş. Vekilince de süresi dışında duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.9.2013 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Ç... İnş. Tic A Ş. vekili, S... Tur. A Ş. vekili karşı taraf vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, iş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının haksahibi olan eşinin, 2 çocuğunun, anne ve babası ile 2 kardeşinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş E. için 282.244,71 TL, davacı çocuk İ. için 91.139,72 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacı annenin maddi tazminat isteminin reddine, yine davacı eş için 50.000,00 TL, davacı çocuklar için 35.000,00'er TL, davacı anne ve baba için 15.000,00'er TL, davacı kardeşler için ise 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;davacılar murisinin ölümü neticesini doğuran zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, hükme esas alınan 9.1.2012 tarihli kusur raporunun işgüvenlik uzmanı olmayan bilirkişilerce düzenlendiği, vefat eden sigortalının ücreti noktasında ayrıntılı ücret araştırması yapılmadan asgari ücretin yaklaşık 3.52 katı ücretten maddi zararların hesaplandığı anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar sebebiyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (H.G.K.nun 16.6.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K. sayılı kararı da aynı yöndedir).Bu belirleme esnasında seçilecek bilirkişilerin konusunda ehil olması yanında iş güvenliği konusunda da ayrıca uzman olması olayın daha isabetli irdelenebilmesi noktasında önem arzeder.
Öte yandan zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan kazalının veya onun haksahiplerinin maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretinin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Bu açıklamalardan olarak somut olayda, sigortalının ölümü neticesini doğuran zararlandırıcı olaya dair içinde iş güvenlik uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmadan karar verilmesi hatalı olduğu gibi vefat eden sigortalının gerçek ücretini ayrıntılı olarak araştırmadan karar verilmesi de ayrıca hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle davacılar murisinin yaptığı iş göz önüne alınarak İş Kanunu'nun 77. maddesi ve tüzük hükümleri kapsamında yine konusunda uzman ancak içerisinde iş güvenlik uzmanı da bulunan bilirkişi heyetine olayı yeniden inceletmek ve böylelikle tarafların kusur durumunu tartışmasız olarak ortaya koymak, ayrıca davacılar yakını sigortalı kazazedenin yaptığı işe göre ilgili meslek odası var ise emsal ücretini buralardan davacının yaşı, mesleki kıdemi, eğitim durumu da belirtmek suretiyle daha kapsamlı olarak araştırmak, yine aynı işte ve aynı pozisyonda çalışan başkaca kişiler var ise bu kişileri dinlemek, gerçek ücretinin tespiti için gelen cevap veya cevapları diğer tüm deliller ile bir arada değerlendirilerek davacının hükme esas alınabilecek gerçek ücretini tespit etmek, bu ücrete göre maddi zararını yeniden hesaplatmak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacılar ve davalı şirketler vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına. Davacıyla davalılar yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy