MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Cumhuriyet savcısı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Üst yer Cumhuriyet savcısının temyizinin sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Sanıkların konut dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile işlemelerine rağmen 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c. maddesinin uygulanmaması,
2)Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen netice cezanın adli para cezası olmasına karşın 5275 sayılı Yasanın 106. ve 108. maddelerine aykırı olarak sanık ... hakkında mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi,
3)14/10/2006 tarihli olay ve geçici el koyma tutanağı ve 02/11/2006 tarihli takdiri kıymet, teslim tutanağı başlıklı tutanaklardan da anlaşılacağı üzere başka bir suç soruşturması nedeniyle yakalanan sanıkların samimi ikrarda bulunarak müştekinin deposundan çaldıkları malzemeleri sakladıkları yeri göstermek suretiyle; soruşturma aşamasında tam olarak teslimini sağlamaları karşısında dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması,
4)Hırsızlık suçundan temel ceza alt hadden belirlenmesine rağmen suçun gece işlendiğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi gereğince gerekçe gösterilmeden üst hadden artırım yapılması,
5) Suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanık ... hakkında 23/01/2008 tarih 5728 S.K./562. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yapılan değişiklik gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6) Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04/04/2016 tarihinde (1) nolu bozma yönünden oyçokluğu ve diğer bozmalar yönünden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında TCY'nın 116. maddesinden esas mahkemesince hüküm kurulmadığı ve uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği; üst Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde sanıklar ... ve ...'nun isimlerine yer verildiği; dolayısıyla sanık ... yönünden açık ve net biçimde, ismine yer verilerek aleyhe temyiz bulunmadığı; temyiz dilekçesinde ismi yer almayan Vedat hakkında esas Mahkemesince hüküm kurulduğu gerekçesiyle, temyiz dilekçesinde Vedat yerine Savaş'ın isminin yazıldığı şeklinde aleyhe yorumla, temyiz dilekçesinde ismi yer almayan sanık ... aleyhine temyizin varlığının kabulü ile (1) nolu bozma kararına ilişkin yüksek çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy