MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının infazda gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Hükümlü ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükmün temyiz incelemesine gelince;
Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2004 tarih ve 2004/182-368 sayılı hükümlülük kararının, ... tarafından temyiz edilmeksizin adı geçen sanık yönünden kesinleştiği; anılan kararın suçun diğer sanığı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25/10/2005 tarih ve 2004/18051 Esas, 2005/13979 Karar sayılı kararı ile özetle “lehe olan yasanın belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmanın sanık ...'a da sirayetine” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...'ın da yararlandırılarak 30/05/2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 05/05/2004 tarih ve 2004/182-368 sayılı kararının kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen ve hükümlü konumuna giren sanık ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren diğer sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü sanık ...'ın dosyasının diğer sanık ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy