MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İdarî yaptırım uygulanmasına yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesinde yer alan "...bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir." şeklindeki hüküm, suç tarihinden sonra 24.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle değiştirilmiştir. Buna göre; "ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu değişiklik sonrasında sanığın eyleminin suç olmaktan çıktığı, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/7. maddesi uyarınca, kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde, suçtan dolayı beraat kararı verilerek kabahat eylemi için idari yaptırım kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece kabahat eylemi yönünden hüküm kurulduğu,
14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca mahkemelerince verilen idari yaptırım kararları temyizi kabil olmayıp, itirazı mümkün bulunduğundan temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 21/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy