MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı işveren tarafından sendika üyesi olan işçilere sendika üyeliğinden istifa etmeleri hususunda baskı uygulandığını ve sendikaya üye olduğunun işveren tarafından öğrenilmesi üzerine iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücreti ile diğer haklarının tespitini ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31/6. maddesine göre belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının yapmakla yükümlü olduğu görevleri yerine getirmemesi nedeni ile haklı sebebe dayalı feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş yerinde bir başka işçi ile kavga ettiği tanık anlatımları ile anlaşıldığından, işverence gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İş sözleşmesinin, işveren tarafından hatırlatıldığı halde işçinin görevlerini yapmamakta ısrar etmesi sebebiyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davalı işveren 21.06.2010 tarihli fesih ihbarnamesinde, davacının birim amirleri tarafından yapılan görev bölümlendirmelerinde üzerine düşen görevin yerine getirilmesi hususunda gerekli özeni ve hassasiyeti göstermemesi sebebi ile ihtar cezası ile cezalandırıldığını, yaşanan bu süreçte tüm uyarıları ve ikazlara rağmen yapmakla ödevli olduğu işleri gereği gibi ifa etmediğini belirterek, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/ll-h maddesi uyarınca feshedildiğini belirtmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendi gereğince iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için işveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalı ve işçinin “görevi yapmamakta ısrar etmesi” gerekmektedir. İşverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından devamlılık arz etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından fesih öncesinde davacıya yapmakla yükümlü olduğu görevlerin hatırlatıldığına ve bu hatırlatmanın ardından davacının görevini yapmamakta ısrar ettiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.
Her ne kadar davalı tanıkları, fesih öncesinde, davacı ile işverenin bir başka işçisi arasında küfürleşme boyutuna varan tartışma yaşadığını beyan etmişlerse de, yukarıda belirtildiği üzere davalı iş veren tarafından bu tartışma feshe konu edilmemiştir. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz. Bu sebeple mahkemenin, fesih sebebi olarak gösterilmeyen bu kavga sebebi ile, davacının iş sözleşmesinin haklı sebebe dayalı feshedildiğine ilişkin kabulü hatalıdır .
Öte yandan davacının sendikal sebeple fesih iddiası dinlenilen davacı tanıklarının beyanı ile ispatlanmıştır. Tes- Gıda İş Sendikasından celp edilen davacıya ait üyelik kayıtlarının incelenmesinde, davacının 16.03.2010 tarihinde istifa ettiği, 11.06.2010 tarihinde ise yeniden üye olduğu ve ilgili sendika tarafından davacının üyelik tarihinin 17.06.2010 tarihli yazı ile işveren bildirildiği görülmektedir .Davacı tanıkları sendika üyesi olan işçilere üyelikten istifa etmeleri hususunda baskı uygulandığını, istifa masraflarının davalı işveren tarafından karışlandığını beyan etmişlerdir. Dosya içeriğine göre davacı işçinin iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır .
2821 sayılı Kanun'un 31/6 maddesinde sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde 4857 sayılı Kanun'un 18,19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanacağı ancak bu kanunun 21. maddesi gereğince belirlenecek tazminat tutarının bir yıllık ücret tutarından az olamayacağı düzenlenmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun' un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 2812 sayılı sendikalar Kanunu'nun 31/6 maddesine göre işçinin bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 154,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oy birliğiyle 29.05.2012 tarihinde karar verildi.