MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sebebi ile haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin sözlü ve yazılı olarak uyarılmış olmasına rağmen işe geç gelme, iş saatleri içerisinde işinin başında olmama ve görevle ilgili olmayan işlerle ilgilendiğinden bahisle fesih edildiği iddia edilmiş ise de, davacının görevinin başında olmadığı iddia edilen tarihte altı aylık hamile olduğu ve bu hamilelik sebebi ile rahatsızlandığı ve ...'nin resmi bayramı olması sebebi ile işlerin az olduğu bir zamanda çalıştığı bölümle karşı karşıya bulunan konferans salonunda sabah ve öğleden sonra birer saat dinlenmesi sebebi ile görev mahallinde bulunmadığı, davacının bu davranışının hamileliğinden kaynaklandığı, hamilelikten önce davacının böyle bir davranışının bulunmadığı, hamileliği sebebi ile davacının bir saat dinlenmesi ileri sürülerek iş sözleşmesinin feshinin davacının davranışına göre çok ağır bir sonuç olduğu, davacının davranışı ile bu davranışa uygulanan yaptırımın oransız olduğu, davacının hamilelik sebebi ile bir saatlik dinlenmesi ileri sürülerek yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel
olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının iş sözleşmesi, 08.01.2010 tarihinde amiri tarafından değişik zamanlarda öğle yemeğinden sonra işe geç dönme, işe geç gelme, mesai saatleri içerisinde işinin başında olmama, mesai saatleri içerisinde görevi ile ilgili olmayan işlerle ilgilenme, ofis telefonunu kendi kişisel ihtiyaçları için kullanma sebepleri ile yazılı olarak uyarıldığı, benzer durumların tekrarı halinde iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiği, buna rağmen 17.01.2011 tarihinde amirinden izin almaksızın ofisini açık ve sahipsiz bırakarak mesai saatleri içinde işyeri binasındaki konferans salonunda sabah ve öğleden sonra birer saat uyumak sureti ile doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması sebebi ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e bendi uyarınca haklı sebeple feshedilmiştir. Fesih bildiriminde de belirtildiği ve dosya içeriğine göre de ... olduğu üzere davacı 08.01.2010 tarihinde yukarıda belirtilen davranışları sebebiyle yöneticisinden uyarı cezası almıştır. 17.01.2011 tarihinde ise öğleden sonra bir saat ve öğleden sonra bir saat olmak üzere ofisi açık bırakarak, ofisin karşısındaki konferans salonunda uyumuştur. Davacı savunmasında bu durumu kabul etmiştir.
Mahkemece dinlenen davalı tanıklarından davacının çalıştığı birimin müdürü ve müdür yardımcısı, davacının eylemlerini doğrulamış ve davacının hareketlerini düzelteceğine söz verdiğini ancak gelişme kaydedemediğini belirtmişlerdir.
Davacının, dosya içeriği ile ... olduğu üzere değişik zamanlarda öğle yemeğinden sonra işe geç döndüğü, işe geç geldiği, mesai saatleri içerisinde işinin başında olmadığı, mesai saatleri içerisinde görevi ile ilgili olmayan işlerle ilgilendiği, ofis telefonunu kendi kişisel ihtiyaçları için kullandığı ve en son mesai saati içinde bir günde toplam iki saat ofisi terk ederek konferans salonunda uyuduğu sabittir. Bu durumda, fesih sebebi yapılan olgular haklı sebep oluşturacak ağırlıkta olmasa bile, bu olgunun birkaç kez tekrar etmiş olması karşısında, artık davalı işverenden davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Zira davacının eylemleri ile iş ilişkisinin temelini oluşturan güven ilişkisi, iş sözleşmesinin sürdürülmesini olanaksız kılacak derecede sarsılmıştır. Bu sebeple davalı tarafca yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 31.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.