MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2011
NUMARASI : 2010/492-2011/477
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın fesh edildiğini ileri sürerek, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, iş sözleşmesinin işletme gerekleri sebebiyle fesh edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davalı işyerinde, lojistik müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, sektörde meydana gelen daralma sonucu ekonomik sebeplerden gerekçesiyle geçerli sebeple feshedildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı bildirimde fesih sebebi olarak sektörde meydana gelen daralma sonucu ekonomik sebepler belirtilmiştir. Fesih bildiriminde belirtilen sebebe göre, gerçekten sektörde daralma olup olmadığı, varsa bu daralmadan davalı işveren şirketin etkilenip etkilenmediği, etkilenmiş ise bunun sürekli olup olmadığı, bunun istihdam fazlalığına yol açıp açmadığı, açmış ise fesihte son çare ilkesine uyulup uyulmadığı hususlarının belirlenmesi bakımından, davacının çalıştığı işte uzman üçlü bilirkişi heyetinden şirketin olaya ilişkin tüm kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor alınmalı ve tüm deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.