MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde depocu olarak çalışmaya başladığını, ücretlerinden gereksiz yapılan kesintiler ve depoda sevkiyat gerekçesiyle bekletilmesinden duyduğu rahatsızlığı işverene ilettiğini, işveren vekilinin 17.05.2010 günü saat: 18:00 de işyerinden ayrılamayacağını, aksi halde istifa dilekçesi vermesini isteyip 18 ve 19 Mayıs günlerinde full çalışılacağını belirtip iş elbisesi ve yemek kartını talep ederek iş sözleşmesini fesh ettiğini, feshi takiben 18.05.2010 tarihinde çalışma bölge müdürlüğüne başvurarak şikayetçi olduğunu, 15, 16.05.2010 günlerinde işyerinde çalıştığını işyeri kayıtlarıyla sabit olduğunu, ancak buna rağmen işverence anılan günlerde de devamsızlık yaptığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine işe iadesine ve işe başlatmama durumuna ilişkin haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işyerinde iki vardiya halinde çalışma yapıldığını, vardiya saatlerinin 10:00-18:00 ve 14:00-22:00 arası olduğunu, bazende 10:00-22:00 saatleri arası olduğunu, 17.05.2010 günü saat:22.00 'ye kadar çalışmasının istenmesinin depoda sayım olmasından kaynaklandığını, yılda dört kez sayım yapıldığını, sayım günlerinde full çalışma istendiğini, davacının izinsiz ve mazeretsiz devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/g maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 18.05.2010 tarihinde çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı Ankara bölge müdürlüğüne başvurusu sonucu düzenlenen rapor içeriğine göre; 15, 17, 18, 19, 20-05.2010 tarihlerinde işyerinde devamsızlığa ilişkin tutanak düzenlenmesiyle işverence yapılan fesih işleminin yasal olduğu, ihbar tazminatı hakkının bulunmadığının belirtildiği, tanıklardan ...'nın devamsızlığına ilişkin tutanağın sonradan işverenin zorlamasıyla sonradan imzalatıldığı yönündeki beyanının işverene karşı davası olması sebebiyle inandırıcı bulunmadığı, her ne kadar davacının 18.05.2010 tarihinde çalışma bölge müdürlüğüne başvuruda bulunmuşsa da iş sözleşmesinin 17.05.2010 tarihinde işverence feshedildiğinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacıya tebliğ edilen 25.10.2010 tarihli fesih bildirimi yazısı içeriğine göre davacının iş sözleşmesi dört gün üst üste izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devamsızlığı sebebiyle işveren tarafından 4857 sayılı iş yasasının 25/2 g maddesi uyarınca feshedilmiştir. Toplanan deliller ve özellikle bilgisine başvurulan davacı tanıklarının anlatımına göre 17.05.2010 günü davacının fazla mesaiye kalmasının istendiği, fazla mesaiye kalmak
istememesi üzerine işle ilişiğinin kesildiği bu suretle iş sözleşmesinin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının 18.05.2010 tarihinde bölge çalışma müdürlüğüne şikayet dilekçesi vermiş olması da bu durumu destekler ve doğrular niteliktedir. İş sözleşmesinin işveren tarafından az önce açıklandığı şekilde feshedilerek iş ilişkisinin sona erdirilmesinden sonra düzenlenen devamsızlık tutanaklarının hukuksal bir değer taşımayacağı açıktır. Başka bir anlatımla iş sözleşmesinin feshinden sonraki devamsızlığın işveren yararına bir sonuç doğurması mümkün değildir. İşverence yapılan feshin haklı ya da geçerli bir sebebe dayandığı kanıtlanmadığına göre yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken ilamda yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜNE, işverence yapılan feshin geçersizliğine
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davacının hizmet yılı, yaptığı iş ve fesih sebebi nazara alınarak ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine
4-Başvuru süresinde yapıldığı takdirde boşta geçen süre için dört aya kadar davacının ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
5-492 Sayılı Kanun gereği alınması gereken 21,15 TL harçtan peşin alınan 17,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap edilen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
7-Davacının yapmış olduğu 37,05 harç, 10,00 TL davetiye olmak üzere toplam 47,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, kesin olarak 28/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.