MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep bulunmaksızın işverence feshedildiğini iddia ederek yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama halinde sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... İnşaat Şirketi vekili, davacının kendisinin iş sözleşmesini sona erdirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının meydana gelen hatalarda kastının bulunmadığı, hataların ileriki aşamalarda telafisinin mümkün olduğu ve davalı işverenin geçerli nedeni ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ... İnşaat Şirketi vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm davalı ... Şirketi vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde sona erdirildiği ve davacının taleplerinden kimin sorumluluğu olduğu noktasında toplanmaktadır.
İş güvencesine ilişkin hükümler, işveren feshine karşı işçiyi koruyucu nitelikte hükümler olup işçinin iş sözleşmesini kendisinin feshetmesi halinde söz konusu hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle işçinin iş güvencesine ilişkin hükümlerden yararlanabilmesi için işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi şarttır.
Somut olayda, davacı işçi iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir
sebep yokken feshedildiğini iddia etmiş, buna karşılık davalı işveren ise davacı işçinin iş sözleşmesini kendisinin sona erdirdiğini savunmuştur.
Davacının işveren feshi iddiasını doğrulayacak nitelikte hiçbir delil dosya kapsamında yer almamaktadır. Davacı tarafından çekilen 01/02/2011 tarihli ihtarname davacının iddiasını destekler nitelikte değildir. Ayrıca davacı tanığının doğrudan görgüye dayalı olmayan ifadeleri ise birbiriyle çelişkili olup bu beyanlara itibar edilmesi mümkün değildir. Öte taraftan davalı tanığının ifadesi iş sözleşmesinin işçi tarafından sona erdirildiği doğrultusundadır.
Sonuç olarak, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiği anlaşıldığından ve işe iadeye ilişkin koşullar oluşmadığından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından harcın yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine kesin olarak 31/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.