MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli sebep bulunmaksızın feshedildiğini iddia ederek yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama halinde sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş gücüne ihtiyaç kalmaması sebebiyle iş sözleşmesinin geçerli sebeple fesih edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işverence yapılan feshin, feshin son çare olması ilkesine uymadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli sebeple feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini
geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesi iş, işyeri ve işletme gereklerinden kaynaklanan sebepler kapsamında geçerli sebeple feshedilmiştir. Davalı şirketin 16/05/2009 tarihinde iş yerini taşıdığı, yeni işyerinde güvenlik hizmetinin özel bir şirket tarafından yerine getirildiği, taşınma işinin bir süre devam ettiği, bu süre zarfında davacının eski işyerinde çalışmaya devam ettiği, taşınma işi tamamlandıktan sonra alınan yönetim kurulu kararı uyarınca özel güvenlik biriminden işçi çıkarılması yoluna gidildiği, bu noktada kanuni olarak silah kullanabilme ile bu bağlamda özel güvenlik sertifikası olma kriterlerinin uygulandığı ve bu özelliklere sahip olmayan davacının işten çıkarıldığı, diğer özel güvenlik görevlilerinin ise eski işyerindeki güvenliğin sağlanması bakımından işlerine devam ettikleri ve davacının yerine işçi alınmadığı anlaşılmaktadır.
İşveren tarafından işletmesel karar tutarlı uygulanmış, işçi çıkartmada objektif kriterlere uyularak keyfi davranılmamış ve feshe son çare olarak bakılmıştır. Bu sebeple işveren açısından iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebebin bulunduğu kabul edilmelidir.
Sonuç olarak, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği anlaşıldığından 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından ve bakiye 1,25 TL harç da davalı tarafından ödendiğinden harcın yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 430,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine kesin olarak 31/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.