MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının devamsızlık yaptığı iddia edilen günlerde izinli olduğu, devamsızlık tutanaklarının gerçeği yansıtmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde yardımcı personel olarak çalışan davacının 09.08.2010 tarihinden itibaren mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmediği gerekçesi ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g maddesi gereğince feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacı 09.08.2010 tarihinde izin aldığını ve 12.08.2010 tarihinde işyerine gittiğinde iş sözleşmesinin feshedildiğinin söylendiğini belirtmiştir. Buna göre davacının 09.08.2010-12.08.2010 tarihleri arasında işe gitmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu aşamada izin aldığını davacının kanıtlaması gerekir. Davacı bu konuda yazılı bir belge sunmadığı gibi, dinlenen davacı tanıkları duyuma ilişkin açıklamalarda bulunmuşlardır. Davacının devamsızlık yaptığı günler için izin aldığını kanıtlamamış olması karşısında feshin haklı nedene dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamıştır.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 29.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.