MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2009
NUMARASI : 2008/276-2009/133
Davacı , işe iade isteminin kabul edilip yasal haklarının hüküm altına alındığını ancak işverence bazı hak ve alacaklarının ödenmediğini, bazılarının eksik ödendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; kıdem-ihbar tazminatları, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve boşta geçen süreye ait sair haklar alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının işe başlatılmak isteğiyle yasal süre içinde başvurmadığını, işyerinde belirtilen kalemler ve miktarlarda ödeme yapılmadığını, talep edilen meblağların çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Hüküm davalı vekilince Temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında öncelikle davacının işe başlatılmak üzere yasal süre içinde işverene başvurup başvurmadığı uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı yasanın 21/5. maddesi gereğince ,işçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Dava konusu olayda kesinleşen mahkeme kararının davacı vekiline 09.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı 07 ve 15.04.2008 tarihli ihtarnamelerle işverene başvurarak işe başlatılmasını talep etmiştir, bu durumda işçinin başvurusu süresindedir.
Davacı işçinin yasal süresi içinde başvurması ve işverence yasal sürede işe başlatılmaması durumunda; işveren işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
Somut olayda; iş sözleşmesinin fesih tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre 3 ay 19 gün olduğu halde 4 ay boşta geçmiş gibi hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek boşta geçen süre ücreti ve sair haklarla kıdem tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Dosyaya sunulan davacının maaş bordrosunda ve özlük hakları belgesinde yıl sonu ikramiyesi ödeneceğine ve davacının bu alacağa hak kazandığına dair bir veri bulunmadığı ve davacı işçi tarafından da bu alacağa hak kazandığı usulünce kanıtlanamadığı halde mahkemece herhangi bir yasal gerekçe olmaksızın bu alacağın da hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan harçın istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.