MAHKEMESİ : Üsküdar 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2009
NUMARASI : 2007/1010-2009/298
Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine dair kesinleşen mahkeme kararından sonra süresi içinde başvurduğu halde işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek 8 aylık ücret karşılığı olarak 10.428,00 TL’nın 17.01.2006 tarihinden itibaren faizi birliklte tahsilini istemiştir.
Davalı işveren, davacının çağrıya rağmen işe başlamadığını bu nedenle feshin geçerli hale geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işverenin davetine rağmen işe başlamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi ve samimi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İhbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki emsal işçi ücretine hesaplanır. İş sözleşmesi geçersiz nedenle feshedilen işçinin süresinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması veya başlatılması halinde çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları geçersiz sayılan feshi izleyen dönem ücretine göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda kesinleşen işe iade davası sonucunda davacı 10 günlük süre içerisinde noter aracılığı ile işe başlatılmasını istediğine dair ihtarı işverene 16.08.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşveren ise bu ihtara karşı işe başlatmayı kabul eden yazısını noterden 15.09.2006 tarihinde düzenlediği ve davacıya ancak 16.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve içeriğinde ise “… ihtarname tarihi itibariyle ...” işe başlayacağı bildirildiği görülmüştür. Davacı tanığı da işe başlamak için işyerine gittiklerinde işverenin işe başlatmayacağını ancak tazminatlar konusunda anlaşma yoluna gidilmesi konusunda pazarlıklar yaptığını ve davacıyı oyaladığını ve sonradan işe başlatma konusunda ihtar çektiğini bildirmiştir. İşverenin, davacının işe başlama isteğini bekleterek bir aylık başlatma süresinin sonunda noterden çektiği ihtarla kabul etmesi ve işe başlama tarihinin de ihtarname tarihi olarak tebliğ tarihine göre uygulanması mümkün olmayan bir tarih olarak seçilmesi işverenin iyi niyetle hareket etmediğini göstermekte olup, bu nedenlerle davacının işe başlatılmadığının kabulü ile bilirkişinin talepler konusunda yaptığı hesaplamalar değerlendirilerek davacının istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.