MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26/12/2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğinin kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edilmesi üzerine işverene süresinde yaptığı başvuruya rağmen işe başlatılmadığını, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının tahsili amacıyla yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacıya dört aylık işe başlatmama tazminatının ödendiğini, davacının işe başlamayacağını belirterek iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işe iade davasından önce çalıştığı işyerinin kapatıldığını, işe iade davası sonrasında davacının müracaatı üzerine işverence ...’nda bulunan işyerinde çalışmasının istendiğini, iş sözleşmesinde işverene nakil yetkisi veren hüküm bulunduğu, davacının çalışma koşullarında esaslı tarzda değişiklik yapıldığı gerekçesi ile iş sözleşmesini kendisinin feshettiği, dört aylık ücret ve tazminata hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının açtığı işe iade davasının .... İş mahkemesi tarafından kabul edilerek kesinleştiği, davacı için dört aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının tespit edildiği, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2006/5129 esas sayılı icra takibi ile boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarını talep ettiği, davalı işverenin süresinde takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının kesinleşen işe iade kararından sonra süresinde başvurusu üzerine işverence davacının daha önce çalıştığı Karum mağazasının kapandığı belirtilerek ...’nda bulunan mağazada çalışması önerisinde bulunulmuştur. Davacı 05/05/2006 tarihli ihtarnamesiyle çalışma koşullarının ağırlaştığını ileri sürerek iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24.maddesi gereğince feshettiğini belirtmiştir.
Davacının Karum mağazasında çalıştırılmak üzere işverene süresinde başvurduğu açıktır. İşveren Karum mağazasının kapanması nedeniyle davacıdan ...’nda bulunan mağazada çalışmasını istemiştir. Bu durumda davacının işe başlatılma isteği işverence kabul edilmiş, ancak, işyerinin kapanması nedeni ile başka bir işyerinde çalışması gereği ortaya çıkmıştır.
İş sözleşmesinde işverenin nakil yetkisi saklı tutulmuşsa da bu düzenleme İş Kanunu’nun emredici nitelikteki 22. maddesine aykırıdır. Buna göre davacının ...’nda bulunan işyerinde çalıştırılmak istenmesi İş Kanunu’nun 22. maddesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Daha önce Karum mağazasında çalışan davacıdan ...’nda bulunan mağazada çalışmasının istenmesi çalışma koşullarında esaslı tarzda aleyhe değişiklik mahiyetindedir. İş Kanunu’nun 22. maddesine göre işçi aleyhine esaslı değişiklikler işçi tarafından yazılı olarak kabul edilmedikçe işçiyi bağlamaz. Davalı işveren önceki şartlarda davacıyı çalıştıramadığına göre iş sözleşmesinin işveren tarafından eylemli olarak feshedildiği kabul edilmelidir. Böyle olunca davacı tarafından daha sonra yapılan fesih bildirimine değer verilemez.
İşe başlatılmak için süresinde başvurduğu halde önceki şartlarda çalıştırılamayan ve çalışma koşullarının esaslı tarzda değiştirilmesine muvafakat etmediği anlaşılan davacının iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayıldığından boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınması gerekir. Aksine bir çözümün kabulü iş güvencesi hükümlerine uygun düşmemektedir. Bu nedenle kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy