MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğini, asıl sebebin sendikal faaliyetleri olduğunu ileri sürerek fesih işleminin iptali ile müvekkilinin işe iade edilmesine, işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarının sekiz aylık ücreti tutarında tayinine, çalıştırılmaması halinde bu süre içinde doğacak ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sendikal fesih iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı işçinin diğer arkadaşıyla birlikte görevini savsayarak işyerinde yangın çıkmasına neden olup aylık ücretinin kat kat fazlası tutarında işyerini zarara uğrattığını, bu nedenle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-ı maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak haksız ve yersiz açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece işyerinde çıkan yangının işçinin davranışından kaynaklandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (ı) alt bendinde, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratmasının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
Somut olayda; mahkemece bilirkişiye çözümü yaptırılan işyeri güvenlik kamerası kayıtlarından davacının 08.08.2009 tarihinde meydana gelen yangın öncesinde makineye pamuk atarken bir yandan da arkadaşlarıyla sohbet ettiğinin görüldüğü, bunun akabinde çalıştığı makinede yangın çıktığı anlaşılmaktadır. Daha sonra alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda olayın oluş şekli kamera görüntülerine göre değerlendirilerek yangının elektrik kontağından çıkma olasılığının bulunmadığı, işçilerin hatalı işlem yapmalarından kaynaklanmasının yüksek ihtimal olduğu belirtilmiştir. Daha önce de işyerinde aynı nitelikte yangınlar çıktığı belirtilmişse de davacının kullandığı makinede ilk kez yangın olduğu ve davacının işine gereken özeni göstermediğinin kamera kayıtlarıyla belirlendiği dikkate alındığında davranışlarının iş güvenliğini tehlikeye düşürücü nitelikte olduğu ve haklı neden oluşturduğu açıktır. Buna rağmen yazılı gerekçeyle davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.