MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının Bursa Orman İşletme Müdürlüğü'nde santralci olarak görev yapmakta iken davalı işverenin davacının iş sözleşmesini askıya aldığını, tebliğ ettiğini, müvekkilinin daimi işçi statüsünde olduğunu, santral görevini yaptığını, yaptığı işin de sürekli olduğunu bu nedenle mevsimlik işçi olmadığını, yapılan feshin haksız olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, davacının daimi işçi statüsünde çalıştığı iddia edilmiş ise de bu konuda bir karar olmadığını, davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını, sözleşmenin 31.12.2009 tarihinde askıya alınacağının hüküm altına alındığını, Orman Müdürlüğü tarafından iş sözleşmesinin 31.12.2009 tarihinde askıya alınacağı bildirilmiş olmasına rağmen davacının görev yaptığı Kestel Orman İşletme Şefliği'nce davacıya sehven 03.01.2010 tarihi itibari ile iş sözleşmesinin askıya alındığının bildirildiğini, davacı ile yapılan iş sözleşmesinin 31.12.2009 tarihi itibari ile askıya alınıp, o tarihten sonra davacı davalı kurumda çalışmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının Bursa Orman İşletme Müdürlüğü’nde geçici işçi iken Ankara 3. İş Mahkemesinin 08.04.2009 tarihli 2007/1037 esas sayılı davasında işe iade kararı verilmiş olduğundan davacının daimi işçi olduğu, dava sırasında davacının davalı kurum tarafından işe başlatıldığından davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle işe iade dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı kurumun ücreti vekalet ve masraflardan sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Davalı kurum vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının geçici işçi statüsünde istihdam edildiği, yılda altı aydan az olmak üzere iş sözleşmeleri ile davalı kurumda santralci olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının davalı kurum hakkında açmış olduğu Ankara 3. İş Mahkemesinin 08.04.2009 tarihli 2007/1037 esas sayılı davasından davacının daimi işçi olduğu sonucuna varılmış ise de sözkonusu dava dosyasında verilen karar Yargıtay 9.
Hukuk Dairesince bozulmuş olup bozulan karara göre davacının daimi işçi statüsünde olduğunun kabul edilerek davalı kurumun davacının iş sözleşmesini her yıl olduğu gibi 31.12.2009 tarihi itibari ile askıya alma işlemi üzerine davacının işe iade davası açmasına neden olmadığı halde mahkemece davalı kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 436/2. maddesi uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
Hüküm fıkrasının 3 no’lu bendindeki “Davalı Kurum davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca ölçümlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren, davacıya verilmesine” sözcükleri silinerek, yerine,
“Kendisini vekille temsil ettiren davalı kurum için avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine” cümleleri yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 20/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.