MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren davacının işe gelmediği, işyeri düzenini bozduğu, Belediye Başkanını tehdit ettiği hakkında suç duyurusunda bulunulduğu gerekçeleri ile iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin gerekçelerinden sadece davacının bir gün geç geldiğine dair tutanak tutulduğunu savunmasının alınmadığı diğer iddiaların somut olarak kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve Toplu İş Sözleşmesinin 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatlarının iki katı oranında verileceği yönündeki düzenleme uyarınca da işe başlatmama tazminatının onaltı ay boşta geçen süre ücretinin sekiz aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş üçüncü fıkrasında ise işe iade kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve sosyal hakların verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan Kanun maddesinin son fıkrasında ise bu düzenlemelerin sözleşmelerle aksinin kararlaştırılamayacağı, yapılsa dahi bu yöndeki sözleşmelerin geçersiz sayılacağı açıkça düzenlemiştir. Kanunda beliritilen söz konusu tazminat belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir anılan 21. maddenin son fıkrasında da üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir ki bu durumda maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu işe başlatmama tazminatı ile dört aylık ücret ve sosyal haklar yönünden belirlenecek miktarı düzenleyen TİS 13. maddesinin ilgili hükümleri 4857 sayılı Kanun'un 21/son fıkrasına aykırı olduğundan geçersizdir. Bu konuda 4857 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin uygulaması gerekir. Somut olayda fesih nedenine ve davacının çalışma süresine göre işe başlatmama tazminatının dört aylık ve kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye dört aylık ücreti tutarının belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 25,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 22.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.