MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence sendikal faaliyetleri nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, mamul depo şefi olarak çalışan davacının 2008 yılından bu yana çalışma performansının giderek düştüğü verilen görevleri çalışma temposuna uygun olarak zamanında yerine getirmediği 2008-2010 yılları arasında performans puanının “E” yani yetersiz olduğu 2008 yılından bu yana 5 kez yazılı olarak uyarıldığı bir kez de disiplin kurulu kararı ile ihtar cezası ile cezalandırıldığı, 2010 yılında da sürekli istirahat raporları alarak bu konuda yazılı savunmasını istendiği davacının savunmasında performans düşüşlerini izah edemediği anılan sebeplerle iş sözleşmesinin tamamen geçerli sebeplerle sona erdirildiğini ileri sürerek davanın reddine kara verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, işverenin feshin geçerli sebeplere dayandığını kanıtlayamadığını belirterek davanın kabulü ile feshin sendikal sebeplere dayandığının kanıtlanamaması nedeniylede davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delilere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı işverenin temyizine gelince;
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Kanun'un 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Somut olayda 09.02.2006-02.08.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde depo sorumlusu olarak çalışan davacının 2008, 2010 yıllarına ait performans değerlendirme notunun “E” en düşük noktada değerlendirildiği 18.05.2010 tarihli tutanakla aracın yüklenmesi sırasında kolileri elle dizmek yerine havadan attığın tespiti üzerine savunmasının alındığı 29.04.2010 tarihli ihtar formu ile koruyucu malzeme takmadan çalıştığının tespit edildiği, 26.09.2008 tarihli uyarı yazısı ile traspalet üzerine binerek kayarak ilerlediği bu hareketin kendi ve çalışma arkadaşlarını sağlığını tehdit etmesi nedeniyle yazılı olarak uyarıldığı, yine 11.06.2010 tarihli uyarı yazısı ile yüklemelerde üç kez hata yapıldığının tespit edildiği müşterilere hatalı ürün gönderilmesinin hem maliyetin yükselmesine hem de güverilirliğe zarar verecek nitelikte olduğu hataların tekrarı durumunda disiplin kuruluna sevk edileceğinin bildirildiği, 18.06.2010 tarihli disiplin kurulu kararı ile de işyeri çalışanı Ahmet Yalçın ile şakalaşması sırasında yüz bölgesinden yaralanmasına sebebiyet vermesinden dolayı iş esnasında iş arkadaşların tahrik etmek ve disiplin ve adeti bozacak davranışta bulunmak diğer üyeleri rahatsız edecek şekilde ahlak ve adaba aykırı, diğer uygunsuz hareketlerde bulunmak veya eşyalara zarar vermekten dolayı ihtar cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği 2010 yılında çeşitli istirahat raporları aldığı, tüm bu konularla ilgili davacıdan savunmalar alındığı davacını tutum ve davranışlarının haklı fesin ağırlığında olmasa bile geçerli feshin nedenlerini oluşturacak nitelikte olduğu açıkça ortadadır. Bu durumda feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 30,00 TL'nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 26.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.