MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama durumuna ilişkin haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin sağlık sebeplerinden kaynaklanan haklı sebeple 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I-b maddesi gereği kıdem tazminatı ödenmek suretiyle sonlandırıldığını ayrıca davacının görevini gereği gibi yapmamasından ve özensizliğinden dolayı uyarı cezası aldığını tüm bu sebeplerle yapılan feshin geçerli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davalı işverenin işletmesinde kabin memu olarak görev yapan davacının dosyadaki tedavi belgelerinden boyun sıkışması, ellerde ağrı, boyun, bel ve bacak ağrısı gibi sağlık sorunları olduğu, rahatsızlığının yaptığı işle bağlantılı olabileceğinin anlaşıldığı belirtilip ayrıca istirahatlı iken yapılan feshin haksız olduğuna işaret edilerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesi 24.12.2009 yazılı fesih bildirimine göre; davalı kurumun icra komitesinin 22.12.2009 tarih ve 710 sayılı kararı doğrultusunda rapor durumunun kanunda öngörülen süreyi aşması sebebi ile 4857 sayılı Kanun'un 25/I maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Davacının Ocak 2009 ila Kasım 2009 tarihleri arasında yaklaşık 11 ay içinde çoğunluğu boyun, bel ve bacak ağrılarından dolayı 17 kez rapor aldığı raporlu sürenin toplamı 153 gün olduğu, bu süre içinde ayrı ayrı tarihlerde 2 gün izinsiz ve mazeretsiz işe gitmediği, 2 gün işe geç gittiği, pasaportunun süresini uzatma işlemini zamanında yapmamaktan dolayı uyarı cezası aldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacının aldığı raporlarda öngörülen istirahat sürelerinin toplamının ihbar önelini 6 hafta aşması üzerine iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 25/1-b maddesinde yer alan hüküm uyarınca feshedilmiş ise de raporlu süreler aralıklı olup raporlu durum kesintisiz biçimde sürmediğinden anılan hükümde belirtilen haklı fesih sebebi gerçekleşmemiştir. Ancak, davalı kurumun anlaşmalı olduğu Alman Hastanesinin 13.07.2009 tarihli yazısında herhangi önemli bir sağlık problemi olmadığı bildirilen davacının sık sık rapor almasının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve işin yürütümünü bozduğu açıktır. Hal böyle olunca artık işverenden iyi niyet kurlları çerçevesinde iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde davacının sık sık rapor almasına yol açan rahatsızlığının yaptığı işle bağlantılı olabileceğinin anlaşıldığı şeklinde bir ifade yer almakta ise de bu gerekçenin dosya içeriğine göre dayanağı bulunmamaktadır. Davacının feshe esas alınan raporlu durumu; feshe dayanak kılınan 4857 sayılı Kanun'un 21/1-b maddesindeki haklı fesih sebebini oluşturmasa da fesih için geçerli sebep oluşturduğundan işverence yapılan fesih geçerli sebebe dayanmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlere ve tüm dosya içeriğine göre davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkemece oluşturulan hükmün bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda belirtildiği üzere karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.