MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının mal iadelerini zamanında yapamadığından firmaların bu ürünleri geri alamadığı ve bu sebeple şirketi zarar uğrattığından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II-h bendi uyarınca iş szöleşemsinin feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece tarihi geçen ürünlere ait listenin bulunmadığı, kasa açığı konusunda savunma alınmış ise de fesih sebebinden açık herkesin olarak belirtilmediği ve iade edilmesi gereken ürünlerin tespitinden sonra altın gün içinde işlem yapılmadığından davanın kabulü ile feshin geçersziliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının davalıya ait işyerinde 26.03.2010 tarihinden beri market sorumlusu olarak çalışıtğı ve 26.12.2010 tarihli fesih bildirimi ile 25.12.2010 tarihli disiplin soruşturma belgesinin değerlendirilmesi sonucu yetersiz çalışmadan dolayı iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği görülmüştür. Dosyadaki soruşturma evrakı ve bunu destekleyen tanık anlatımlarına ve iade yazılı birçok ürünün listesine göre davacının geri iade edilmesi gereken ürünleri zamanında iade etmediği, buna bağlı olarak bu ürünlerin ilgili firmalar tarafından geri alınmaması sebebiyle de şirketin ticari ilişkilerinin bundan olumsuz etkileneceği açıktır. Market sorumlusu olan davacının kontrol görevini aksatarak süresi dolan ürünlerin tespitini yapmaması nedeniyle bunların satışta kalmasının davalı şirketin ticari itibarının da zedeleneceği de dikkat alındığında eylemin ağırlığına göre feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekirken aksi yönde davacının işe iadesine karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmişti
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 19.04.2012 tarihinde karar verildi.