MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının aracını hızlı kullanması sebebi ile fazla yakıt tükettiğini, kümes taban ısısı ve aşı kabı ısılarını ölçmenin şoförün görevi olduğu halde davacının bir kısım üreticilerde yapmadığını, tümüne aynı dereceleri yazdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece kümes aşı kaplarının ve ısı ölçümlerinin bizzat şoförler tarafından yapılarak irsaliyeye yazılacağının işverence şoförlere bildirildiği, ölçümleme ve fazla yakıt tüketimi konusunda davacının uyarıldığı halde görevini yapmadığı, süreklilik gösteren davranışları nedeni feshin haklı olduğuna ve davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı civciv kamyon şoförü olarak 29.04.2008- 21.12.2010 tarihleri arasında çalışmıştır. İş sözleşmesi fazla mazot tüketimi yapması, civciv taban ve aşı kap ısılarını ölçümlemeden irsaliyeye yazması sebebi ile haklı nedenle feshedilmiştir. Davacı diğer şoförlerin yakın, kendisinin uzak mesafeye gönderildiğini, seferin gün içinde yapılması gerektiğinden amirlerinin talimatı ile hız yaptığını, veterinerin görevi olan teknik ölçüm işinin şoför tarafından yapılması istenmiş ise de kümeslerde bayanların çalıştığını, kümes sahiplerinin şoförün içeri girmesine izin vermediği için onların ölçüm beyanlarını yazdıklarını savunmuştur. Tanık beyanları davacı savunmalarını doğrular niteliktedir. Davacının Ağustos ve Ekim aylarında daha uzak mesafeye gittiği güzergah ve kilometreleri gösteren belgeden anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ya da geçerli nedenle feshedildiği davalı tarafından dosya kapsamındaki delil durumuna göre ispatlanamamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 99,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 08.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.