MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sözlü olarak tek taraflı feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak hizmet gördüğü bölgede istihdam fazlalığı bulunmasının belirtildiğini, iş sözleşmesinin feshine dair kendisine tebligat yapılmadığını, fesih gerekçesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi kabulünün de mümkün olmadığını belirterek, işe iadeye karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yapılan çalışmada değişik illerde istihdam fazlalıklarının tespit edildiğini, davacının da şoför kadrosunda bulunması nedeni ile objektif kriterler göz önünde bulundurularak sözleşmenin feshine son çare olarak başvurulduğunu, davacıya Van ilinde yeni açılacak merkezde şoför olarak çalışma teklifinin yapıldığını, davacının kendisine yapılan bildirimi imzalamaktan kaçındığını, ertesi gün işe gelmeyerek rapor aldığını, davalı şirketin fesih işlemine yönetim kurulu tarafından alınan işletmesel karar gereği tutarlı ve keyfiyetten uzak son çare olarak başvurulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesindeki usule uyulmadığı, aynı Kanun'un 25. maddesindeki haklı fesih gerekçeleri ile de feshedilmediği ve davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden davalı işverenin ekonomik koşullarda ve artan rekabet ortamında şirketin faaliyetlerini daha etkin ve verimli hale getirmek maksadıyla tüm ülke çapında istihdam ettiği personel sayısında azalmaya gittiği, buna ilişkin olarak yönetim kurulu kararı aldığı, davacıya Van ilinde çalışma teklifinde bulunulduğu, ancak davacı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. İşverenin Malatya Bölgesinde istihdam ettiği tahsildarı şoför olarak kullanmak istemesinin kendi taktirinde olacak bir işletmesel karar olduğu ve feshin de son çare olması ilkesine uyulması nedeniyle feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy