MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence sendikal nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini, sendikal nedenlerle feshedilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davacının sendikaya üye olduğu nedeniyle aylığından aidat kesilmesine yönelik sendika yazısının işyerine ulaştığı 21.06.2010 tarihinde sendikal nedenlerle feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 18.07.2007-21.06.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kaynakçı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 21.06.2010 tarihli fesih bildirimi ile, davacının ihtarname ve ihtarlara rağmen izin almaksızın ve işyerini bilgilendirmeksizin işe gelmemeyi ve işe geç gelmeyi alışkanlık haline getirdiği, bu davranışlarına devam etmesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II-g, h maddelerince işyerinin üretim ve iş düzenini bozucu davranışlarda bulunduğu, diğer işçilere kötü örnek teşkil edici davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle 21.06.2010 tarihi itibariyle feshedildiği, davacıya 19.06.2010 tarihinde, işe geç gelmeyi, devamsızlık yapmayı, sürekli izin talep etmeyi alışkanlık haline getirdiği, bu davranışlarının işyerinin üretim düzenini bozucu, diğer işçilere kötü örnek teşkil edici ve 4857 sayılı Kanun'un 25/II-g fıkrasına ve iş sözleşmesine uymadığı belirtilerek, bu eylemlerinin devam etmesi halinde iş akdinin feshedileceğinin ihtar edildiği, ayrıca 19.04.2010, 17.02.2010, 25.12.2009, 11.12.2009, 14.10.2009 tarihlerinde de aynı yönde ihtarlar verildiği, davacının devamsızlık yaptığı, işe geç geldiği ve izinli olduğu sürelerin ayrıntılı olarak bildirildiği, davacının 16.06.2010 tarihinde BAMİS Sendikasına üyelik için başvurduğu, 30.06.2010 tarihinde yönetim kurulu kararıyla sendikaya üye olduğu, üyeliğinin işverene maaşından sendikaya aidat kesilmesi için 21.06.2010 tarihinde bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 17.06.2010 tarihinde sendikaya üyelik başvurusu yapmış ise de, fesih tarihinden sonra 30.06.2010 tarihli yönetim kurulu kararıyla sendikaya üye olduğu, sendikanın Bakanlığa çoğunluk başvurusu yaptığı, işyerinden sendikalı işçilerin iş akitlerinin feshedildiği veya sendikadan istifa ettirildiklerine dair delil sunulmadığı, işverenin sendikal faaliyetleri engellediğine dair Cumhuriyet Savcılığına yapılmış bir şikayette olmadığı dikkate alındığında, feshin sendikal nedenle yapıldığının ıspatlayamadığının kabulü gerekir. Öte yandan, davacının ihtar ve uyarılara rağmen işe gelmeme, geç gelme, sık sık izin kullanma gibi olumsuz davranışlarının iş Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasa da, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, işyeri düzenini bozucu ve sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu ortada olup, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.