MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 02.05.2009 tarihinde davalı işyerine bağlı olarak asıl işveren olan 212 Power Outlet Center- İkitelli işyerinde kat temizliğinden sorumlu eleman olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 16.04.2010 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine uyarınca feshedildiğini, fesih bildiriminde haklı ve geçerli sebep bildirilmediğini ve asıl işverenin talebi doğrultusunda iş sözleşmesinin yazılı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, yapılan feshin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine,davacı lehine her türlü tazminat hakkının hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, işe iade davalarında ispat yükünün davalı tarafa düştüğünü, olayda davalı vekilinin davaya karşı cevap vermediği, tanık bildirmişse de tanıkların dinletilmediği ve davalının feshin haklı sebeple yapıldığını ispat edememiş olması gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Karar davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından "17.04.2010 tarihinden itibaren kullanılacak ihbar süresinin sonu olan 14.05.2010 tarihi itibarı ile" feshedileceği bildirildiği, ihbar öneli devam ederken davacının 30.04.2010 tarihli dilekçesi ile 14.05.2010 tarihinde bitecek olan iş arama izninin kalan 14 günlük süresinde çalışmayacağı hususunu davalı işverene bildirdiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren 16.04.2010 tarihli fesih bildiriminde iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca 4 haftalık ihbar süresinin sonundan itibaren feshedildiğini belirtmiştir. Bildirilen ihbar öneli içerisinde iş sözleşmesi uyarınca tarafların hak ve borçlarının devam ettiği tartışmasızdır. Davacının bu süre içerisinde çalışma yükümlülüğünü yerine getirmeyeceğini açıkça beyan etmiş olması karşısında iş sözleşmesi davacının çalışmayacağına ilişkin iradesini açıkça ortaya koymuş olduğu 30.04.2010 tarihi itibarı ile davacı tarafından feshedilmiştir. İş sözleşmesinin işçi tarafından feshedilmesi durumunda işçi işe davası açamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1,200.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.